Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/13646 E. 2008/3363 K. 04.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13646
KARAR NO : 2008/3363
KARAR TARİHİ : 04.03.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Ömeroğlu Köyü 243 ada 2 ve 245 ada 26 parsel sayılı sırasıyla 13739,43 m2 ve 1094,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden bağ niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı, orman iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 245 ada 6 parselin tamamı ile 243 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen 8041,23 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine, 243 ada 2 sayılı parselin (B) ile gösterilen 5698,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 245 ada 26 sayılı parselin tamamen, 243 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davalı gerçek kişinin 245 ada 26 sayılı parselin tamamı ile 243 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin 243 ada 2 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün … fotoğrafı ve memleket haritasında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile Orman Yönetiminin davasının bu bölüme yönelik reddine karar verilmiş ise de, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve kroki ile kadastro paftasına göre, 243 ada 2 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümünün bitişik 243 ada 1 sayılı parsel ile birlikte 290 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili ve 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde olduğu ve komşu 1 sayılı parselin de davalı bulunduğu anlaşılmaktadır.6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetiminin 243 ada 2 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümüne yönelik davasının da kabulü ile 243 ada 2 sayılı parselin tamamının orman niteliği ile Hazine adına tescile karar vermek gerekirken, taşınmazın bu bölümünün özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile 245 ada 26 ve 243 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tescile ilişkin hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 243 ada 2 sayılı parselin (B) ile gösterilen bölümüne yönelik BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04.03.2008 günü oybirliği ile karar verildi.