YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14196
KARAR NO : 2023/2504
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/973 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 58 inci
maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/464 Esas, 2015/973 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin (birleşen) 11.04.2019 tarihli ve 2018/11450 Esas, 2019/8050 Karar sayılı kararı ile mağdurdaki yaralanmanın yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın ele geçirilemeyen ve 5237 sayılı Kanun’ un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılan su bardağı ile katılanın kafasına vurmak suretiyle yaraladığı anlaşılmakla sanığın kasten yaralama suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, Adli Tıp 2 nci İhtisas Kurulunca tanzim olunan 10.01.2020 tarihli adli muayene raporu, kollukça düzenlenen diğer tutanaklar, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı ve tekerrüre esas ilâmı dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ikrar içeren savunması, mağdur beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikte adli muayene raporu ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece sanığın koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’ un 50 nci, 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasının yer olmadığına dair lehe hükümlerin uygulanmamasına dayanak olan
gerekçenin sanığın adli sicil kaydı ve ikinci kez mükerrir olması göz önüne alındığında yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/492 Karar sayılı kararında sanıkca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.