Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13956 E. 2008/19031 K. 30.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13956
KARAR NO : 2008/19031
KARAR TARİHİ : 30.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki yenileme kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2859 Sayılı Yasaya göre yapılan yenileme kadastrosu sırasında merkez … mahallesi 129 parsel sayılı 1200 m2 (yenileme ile 538 ada 2 parsel sayılı 1227.91 m2 yüzölçümündeki ) yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalı hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 2859 sayılı yasanın 4.maddesine göre mülkiyete ilişkin ihtilafların incelenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yenileme kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1958 yılında arazi kadastro çalışması yapılmıştır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir.şöyle ki:Davacı … Yönetimi … mahallasinde 2859 sayılı yasa ereğince yapılan kadastro paftalarının yenilenmesi çalışması sonucunda orman niteliğinde olan taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tesbit edildiği iddiası ile bu davayı açmıştır.Mahkemece eski ve … kadastro çapları uygulanarak yenileme çalışmasının teknik olarak yönetmeliği uygun yapılıp yapılmadığı hususunda araştırma yapılmamıştır.
2859 Sayılı Yasanın yenileme başlıklı birinci maddesi; “Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevkii yada ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenilenir. Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmünü taşımaktadır.
Yenilemenin esasları başlıklı dördüncü maddesi; “Yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz.Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır.Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda … bulunan değerler aynen kabul edilir.Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir.Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, … ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk

-2-

200813956-19031

içindeki parsellerin konumu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir. Bu işlemler sırasında parseller içindeki mevcut daimi yapı ve tesislerin aynı parsel içerisinde bırakılması, hak sahiplerinin birbirleri ile uyuşmazlık çıkarmadan kabullendikleri yerleşme biçimlerinin olduğu gibi muhafazası gözönünde bulundurulur. Bu topluluk içindeki sınırları değişmemiş parseller dengelemeye dahil edilmeyip haklarında üçüncü fıkra hükmü uygulanır”şeklinde düzenlenmiştir.
Öte yandan yasanın 6. maddesine göre çıkarılan yenilemenin yapılış biçimi ve uygulanacak teknik yöntemleri gösteren yönetmeliğin 23. maddesinde parsel sınırları veya köşe noktalarında tapulama veya kadastro sırasında varolan ifraz ve parselasyon sonucu doğmuş olan parsellerin yenilemede, durumunu koruyan sabit zemin işaretleri tespit edilerek, anılan sınırların yenilemede esas alınacağı 24. maddesinde yapılan ölçülerde herhangi bir hata bulunmaması halinde bu sınırlara aynen itibar edileceği 28. maddesinde ise sınırları zeminde belirlenen parsellerle parseller topluluğunun yüzölçümlerinin köşe koordinatlarına göre hesaplanacağı vurgulanmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki, yenileme işlemi önceki kadastro ile saptanan mülkiyet ve geometrik durumu yok sayan veya tamamen hükümsüz kılan … bir kadastro çalışması değil, mümkün olduğu kadar aslına … kalınarak onun eksikliklerini tamamlayan sınırlarında ve yüzölçümlerinde görülen yanlışlıkları “orantı” ve “dengeleme” kurallarına göre düzelten bir önceki kadastroya ek bir işlemdir.
Zorunlu sebepler (parsel köşe noktalarının kaybolması, röperlerin bozulması gibi) sonucu ortaya çıkan sınır değişiklikleri, her zaman mülkiyet değişikliği niteliğinde değildir. İlk kadastronun aslına bağlı kalınmakla beraber tüm yasa ve yönetmelikte gösterilen bilimsel ve teknik verilere uygun olarak yapılan ölçümlere rağmen elde olmayan zorunlu sebepler sonucu ortaya çıkan değişiklik ve buna bağlı geometrik durumun kabulünde zaruret vardır.
Ayrıca, ilk kadastro ile yenileme sonucu üretilen paftalar ve buna bağlı parseller yada parsel topluluğu arasındaki fark yada farklar tecviz dışı ise parsel yüzölçümlerinin yukarıda değinildiği şekilde dengeleme ve orantı yoluyla düzeltileceği, bu suretle meydana gelen haksızlıkların da önlenebileceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle sınırların değişip değişmediğinin belirlenmesi zorunludur. Zira, sınırların değişmesi halinde uygulanacak hükümle, değişmemesi halinde uygulanacak hükümler birbirinden farklıdır.
Eğer sınırlarda bir değişiklik yoksa eski sınırlara itibar edileceği, sınırlarında ve yüzölçümlerinde bir yanlışlık ve eksiklik bulunmayan parsellerin yenileme dışı bırakılacağı tabiidir.
Sınırlarda değişiklik mevcut ise, tapulama haritaları ile yenileme haritalarının çakıştırılıp uygulanması, bu uygulamada özellikle parsel köşelerinin hesaplanacak koordinatlarına göre tersim edilmesi, sınırların tespit edilememesi halinde sabit noktalardan (sınırlardan) yararlanılması, tüm bulguların arz üzerinde işaretlenip rapor edilmesi ve gerekçelerin gösterilmesi asıldır.Ayrıca taşınmazda fiili kullanım sonucu ortaya çıkan … oluşum,… bir mülkiyet değişikliği niteliğinde olup, yenileme paftalarında nazara alınmaz.
Teknik bilirkişi, aradaki farkın ilk tesis kadastrosunun hatalı olmasından ileri geldiğini, ilk üretilen haritanın KOORDİNAT HESAPLARINDA YAPILAN hatalar ve sınırlandırmalar nedeni ile hatalı olduğunu, oysa yenilemenin zemine uygun olduğunu açıklamaktadır.
Ne var ki, mahkemece somut olayın özelliğine göre yukarıdaki ilkeler gözetilerek uzman fenni bilirkişi marifeti ile bir uygulama yapıldığından söz etme olanağı yoktur. O halde uzman fenni bilirkişi ile mahallinde yapılacak keşifte İlk kadastro paftası ile yenileme paftası çakıştırılarak eski ve … parsellerin yüzölçümleri, köşe koordinatlarına göre hesaplanmalı,yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak yenileme ile yapılan çalışmanın teknik olarak usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenmeli, mülkiyet durumunu değiştirecek şekilde … bir pafta oluşturulmuş ise bunun nedeni üzerinde durulmalı, çekişmeli taşınmaz
-3-

2008/13956-19031

DH ve TA daki yerlerden orman niteliğindeki taşınmaza hudut ise ,tapulama ve kadastro paftalarını yenileme yönetmeliğinin 18.maddesi d bendinde açıklandığı gibi bu hududun değişebilir sınır olduğu ve bu sınırın değişmez kabul edilemeyeceği gözönüne alınmalıdır.
2859 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince yenileme tespitlerine yapılacak itirazlar ve komisyon kararlarına karşı açılacak davalar 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro mahkemelerinde çözümlenir. Yine aynı yasanın 4. maddesi gereğince “yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz…” Somut olayda, dava yenileme tespitine karşı askı süresi içinde açıldığından, 5. madde gereğince davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. 4. madde hükmüne göre kadastro mahkemesinin görevi, teknik çalışmaları kapsayan yenileme işleminin yasaya ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını belirlemek suretiyle sadece bu konuda davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.paftaların yenilenmesine itiraz davalarında tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz.
Temyize konu eldeki dava paftaların yenilemesi sırasında hata yapıldığı iddiasıyla birlikte kesinleşen orman tahdidi içinde kalan davalıya ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasını da kapsamaktadır. Orman Yönetimi, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapusunun iptal ve tescili isteği ile herhangi bir süreye bağlı kalmadan genel hukuk mahkemesinde dava açabilir. Ancak, bu konudaki dava görevsiz olan kadastro mahkemesinde açılmıştır.
O halde; mahkemece yapılması gereken iş, paftaların yenilenmesi sırasında 2859 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve bu yasa hükümleri uyarınca çıkartılan yönetmelik hükümlerine aykırı işlem yapılıp yapılmadığını usulen yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile saptayarak süresinde açılan davanın esası hakkında hüküm kurmak, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla davalının tapusunun iptal ve tescili isteğiyle açılan davadan dolayı da görevsizliğe karar vermekten ibarettir.
Davacı Yönetimin paftaların yenilenmesi işlemine karşı açtığı davanın yönetimin lehine ya da aleyhine karara bağlanması, kesinleşen tahdit içinde kalan tapunun iptal ve tescil davası yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında bir kesin hüküm oluşturacağı da düşünülemez.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30.12.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.