Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1705 E. 2008/3184 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1705
KARAR NO : 2008/3184
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : ORMAN YÖNETİMİ-HAZİNE-… BELEDİYE BŞK.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası … mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece fenni bilirkişi raporunda gösterilen (A) harfli 13.723,50 m2 ve (B) harfli 618,76 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.11.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların yörede 1988 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp taşınmazın tescile tabi yerlerden olması ve zilyetlik koşullarının oluşması; ayrıca, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir. Bundan ayrı olarak; davalı Hazine dava konusu taşınmazlara kuzey ve batı yönde bitişik komşu olan ve kadastro paftasında çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmazlar hakkında 1995 yılında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/594 sayılı ve bunu takip eden numaralarda davacının da içinde bulunduğu 24 kişi aleyhine elatmanın önlenmesi ve tescil isteği ile açtığı davalarda, taşınmazların taşlık ve … olduğu belirlenerek,

-2-
2008/1705-3184

davacının da içinde bulunduğu 24 kişinin bu yerlere elatmalarının önlenmesine ve taşınmazların Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş ve bu hükümlerin kesinleştikleri anlaşılmaktadır.
O halde, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasında taşlık ve çalılık olarak bırakılması ve bitişiğindeki taşınmazlar hakkında davacı ve arkadaşları aleyhine Hazine tarafından açılan davalar imar ihyanın ve zilyetlik bulunmadığından Hazine lehine karara bağlandığı anlaşılmakla dava konusu taşınmazların 1980-1990’lı yıllardaki … fotoğrafları ve memleket haritasındaki konumları incelenerek o tarihler itibariyle kullanılıp kullanılmadığının da araştırılması; çekişmeli taşınmaza komşu olan 127 ve 128 sayılı parsellerin dayanakları olan 58 ve 59 tahrir nolu vergi kayıtları sınırında … okuduğundan bu kayıtlar uygulanarak çekişmeli taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır gösterdiğinin belirlenmesi ve yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin de denetlenmesi gerekir.
Bu nedenle; çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi için yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ile … fotoğrafı ile yine 1980-1990’lı yıllara ilişkin aktüel durumu gösteren memleket haritası, … fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip,uzman orman ve ziraat mühendisleri ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;ziraat bilirkişi tarafından varsa taşınmaz üzerindeki ağaçlarının yaşları, cinsleri, dağılımları, adetleri açıklanmalı yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalmasına rağmen uygulanan resmi belgelere veya eylemli duruma göre tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olması halinde zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurulmalı, böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonunda, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, 1980-1990’lı yıllara ait aktüel durumu gösteren memleket haritası ve … fotoğrafları ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftaları özel streoskop aletleriyle incelenerek o yıllarda kullanılıp kullanılmadığı ve ne durumda olduğu saptanmalı, komşu 127, 128 ve 129
-3-
2008/1705-3184

parsellerin dayanağı vergi kayıtları uygulanarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır gösterdikleri araştırılmalı; imar – ihyanın ne zaman başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı; bundan sonra, varsa sürdürülen zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği, zeminin ve kullanımın ekonomik amacına uygun bulunup bulunmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak, kendilerinden kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, ziraat mühendisinden bu konularda bilimsel ve ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı yönünden yöntemine uygun araştırma yapılmalı; çekişmeli taşınmazlara bitişik olan ve kadastro sırasında tapulama harici bırakılan taşınmazlarla ilgili Hazine tarafından davacı ve arkadaşları aleyhine açılan dava dosyalarındaki uzman bilirkişi raporları ve toplanan diğer delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 28.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi.