YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15161
KARAR NO : 2007/14450
KARAR TARİHİ : 15.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbit, müdahale ve muarazanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … … ve arkadaşları, 25.01.2002 tarihinde, tapuda adlarına kayıtlı … Köyü 45 numaralı parsele, davacı … tarafından orman sınırları içine alınmak ve tel ile çevrilmek istendiği, oysa orman olmadığı yönünde Tapulama Mahkemesinin 1975/180 E. – 1986/438 K. sayılı kararının bulunduğu gibi, 1952 yılında da makiye ayrıldığı iddiasıyla taşınmazın orman olmadığının tesbiti ve muarazanın giderilmesini, davalı Yönetimin müdahalesinin önlenmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin orman niteliğinde olmadığının tesbitine, Orman Yönetiminin taşınmazı tel çit içine almak suretiyle gerçekleşen müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tesbit, müdahale ve muarazanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1946 yılında yapılıp kesinleşmiş, 1976 yılında aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması yapılıp, ekip çalışmalarının 17.03.1977 tarihinde, komisyon çalışmaları ise, 17.02.1983 tarihinde ilan edilmiş, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre aplikasyon, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla 45 sayılı parselin çekişmeli bölümünün orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuna ekli krokideki 10578 ila 10583 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile bir örneği dosyaya getirtilen … Köyü orman kadastro haritası ile … Köyü orman kadastro haritasının kenarlaştırılması suretiyle oluşan haritadaki aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı açı ve mesafe olarak çeliştiği gibi, çekişmeli 45 sayılı parselin orman kadastro haritasında işaretlendiği yer, dosyaya getirtilen ve imar planlamasında altlık olarak kullanıldığı anlaşılan haritadaki yerine uymamaktadır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak dört kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.