YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14345
KARAR NO : 2006/2608
KARAR TARİHİ : 28.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyünde yer alan 27482 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığından söz ederek, tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
… Köyünde yer alan ve arsa niteliğindeki 882 m2 yüzölçümünde bulunan dava konusu 27482 ada 10 parsel sayılı taşınmaz, davalı adına tapuda kayıtlı olup; kayden 52 numaralı kadastro parselinden imar uygulamasıyla geldiği, fiziki olarak da, kısmen 56 numaralı kadastro parselde, kısmen 331 sayılı … Belediyesi adına ihdasen oluşan parselde kaldığı, çekişmeli parselin imar uygulaması sonucu oluştuğu, 1963 yılında yapılan kadastroda, Ağustos 1322 Y tarihten gelen eski tarihli tapu kayıtları esas alınarak 56 numaralı parsel 21700 m2 tarla niteliğiyle … Kır ve arkadaşları, 52 sayılı parsel ise 40700 m2 yüzölçümüyle ve tarla niteliğiyle … … İnce adına 04.11.1963 tarihinde tespit edildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğu, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan maki tefrik komisyonunca muhafaza makisi olarak belirlendiği, kısmen 1963 yılında eski tarihli tapu kaydına dayanılarak gerçek kişiler adına tesbit edilmişse de, tesbite esas alınan tapu kaydı, orman tahditi içinde kaldığından hukuki değerini yitirdiği gibi, bu tapu kaydı esas alınarak, sınırlaması kesinleşen orman alanlarında kadastro yoluyla oluşan bu tapu kaydının ve ihdasen tek taraflı işlem ile belediye adına makilik nitelikli orman alanı için oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve devlet ormanları ile çevrili olduğundan bu işlemin iptaline karar verildiği, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2005/14345-2006/2608
2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, kaldıki orman sınırları dışına çıkarıldığı tarihten sonra dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin de dolmadığı belirlenerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28.02.2006 günü oybirliği ile karar verildi,