Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/15191 E. 2006/1328 K. 10.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/15191
KARAR NO : 2006/1328
KARAR TARİHİ : 10.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 02.03.2004 gün ve 2004/1886-1329 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 156 ada 2 parsel sayılı 685,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içindeyken, kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 22.05.2002 tarihli bilirkişi krokisinde gösterilen 109,83 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı … … tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır.Bu kez davacı Hazine vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, tapu iptali tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 10.09.1938 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 14.09.1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1988 yılında yapılarak kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; eldeki davanın yanı sıra aynı adada yer alan bir kısım parseller hakkında da Hazine tarafından aynı iddia ile dava açıldığı, dairede muhtelif tarihlerde yapılan incelemelerden anlaşılmış olup, çekişmeli 156 ada 2 parsel sayılı 685,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, öncesinde 368 parsel olduğu, anılan parselin 1959 yılında yapılan genel arazi tapulaması sırasında 66 ve 67 nolu vergi kaydına dayanılarak ve 27250 m2 yüzölçümü ile gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, ancak 05.06.1995 tarihinde 10787 m2 bölümü orman sınırı içinde kaldığı için ifraz edilerek 688 parsel numarası verildiği, ancak daha sonra yörede 3194 Sayılı Yasaya göre 09.05.1997 tarihinde yapılan imar uygulaması sırasında, ifraz edilen bölüm de 368 parsele dahil gibi, yani 368 parselin tespitteki yüzölçümü esas alınarak içinde çekişmeli parselin de bulunduğu çok sayıda parsellere ayrıldığı, imar uygulamasında yapılan bu yanlışlığın bazı parsellerin çapı ve yüzölçümünde mükerrerliğe yol açtığından, 2001 yılında … 2. İdare Mahkemesi tarafından imar uygulamasına ilişkin işlemin iptal edildiği gözlenmiştir.
Ne var ki; karara dayanak alınan uzman bilirkişi rapor ve krokisinde, çekişmeli taşınmazın tapulama tespitinden sonra, ifraz gözetilmeden yapılan ve mükerrerliğe yol açtığı için iptal edilen imar uygulamasının, çekişmeli taşınmazın tapulama tespiti sırasında oluşan ilk çapı üzerinde irtibatlı olarak, krokide duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösterilmediği, ayrıca çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasındaki bulunduğu yer ile ilgili olarak, aplikasyon çalışması sonucu oluşturulan tahdit haritasının uyguladığı, ancak çekişmeli taşınmazın 10.09.1938 tarihinde ilan edilmiş olan ilk tahditteki konumu ile ilgili bilgi verilmediği gözlenmiştir. Oysa; aplikasyon tahdit olmayıp, aplikasyonun ilk tahdide uygun olması zorunludur. Kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiçbir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu göz önüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olmayan ve tapulama tespitindeki ilk çapı, ifraz, imar uygulaması ve orman tahdidi ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, Dairece hükmün onanması maddi yanılgıya dayalıdır.
Bu nedenlerle; öncelikle, mahkemece imar uygulamasının hatalı yapıldığı için iptal edildiği gözetilerek, 156 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parseller hakkında Hazine tarafından aynı iddia ile açılmış bulunan davalar davacı Hazineden sorulup tespit edildikten sonra, … numaralı asliye hukuk mahkemesindeki dosyada birleştirilmesine karar verilmeli, 368 ve 688 parsel sayılı taşınmazların davada taraf olmayan diğer malikleri de davaya dahil edilerek taraf oluşturulmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez yapılan ve 10.09.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 14.09.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2. madde ve 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait ilk arazi kadastro paftasının orjinalinden fotokopisi bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte, kesinleşen ilk orman kadastro haritası ve tutanakları yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman kadastro tutanağındaki 79 nolu orman tahdit sınır noktası baş nokta olarak kabul edilip, bu noktadan hareketle orman kadastro tutanağında yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait 78, 77, 76, 75, 74, 73, 72, 71, 70, 69, 68, 67, 66, 65, 64, 63, 62, 61, 60 ve 59 nolu orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı taşınmazın evveliyat kaydı olan 368 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında belirlenmiş olan ilk çapı ve anılan parselden ifraz edililek oluşturulan 688 parselin tapu sicilindeki ifraz krokisi esas alınarak, … parselleri de gösterecek biçimde uygulanması suretiyle belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, aynı yöntemle aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, kadastro paftası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın tapulama sırasındaki ilk çapına ve ifraz ile imar uygulamalarından sonda oluşan çaplarına, çekişmeli taşınmazların ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalara göre ve konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazların orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
-3-
2005/15191 – 2006/1328

Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, Orman Yönetiminin karar düzeltme istemi yerindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 02.03.2004 gün ve 2004/1886-1329 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 10/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.