Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/1063 E. 2023/2872 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1063
KARAR NO : 2023/2872
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/194 Esas, 2021/541 Karar
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/531 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice erteli 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve

2.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/26546 Esas, 2020/4639 Karar sayılı kararı ile Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli kararı, nakil aracının iadesine dair karar yönünden onanmış, sanığın mahkûmiyetine dair hüküm yönünden ise 5607 sayılı Kanun’da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.

4.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/194 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekinin temyiz istemi, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca sanığa verilecek cezanın 3 yıldan aşağı olmaması gerekirken, netice 10 ay hapis cezası verilmesi ve paraya çevrilmesinin hatalı olduğuna, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Askeri yasak bölgeden geçen Hacıpaşa-Antakya karayolunda, devriye görevini ifa eden silahlı kuvvetler mensupları tarafından, sanığın sürücülüğünü yaptığı çekicide, 60 Lt’lik 20 adet bidon içerisinde akaryakıt ele geçirilerek gerekli işlemlerin yapılması için kolluk görevlilerine teslim edilmiş, gümrüklenmiş değeri 4.561,56 TL olan 1200 Lt motorin olduğu belirlenen akaryakıtın analizinde marker seviyesinin geçersiz çıktığı anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, akaryakıtı Hacıpaşa’da yol kenarında tanımadığı kişilerden, kendisine ait çekicide kullanmak amacıyla aldığını beyan etmiştir.

3.Altınözü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında sanığa etkin pişmanlık hususunda ihtarda bulunulmadığı anlaşılmıştır.

4.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli kararının, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama kapsamında, sanığa, etkin pişmanlık hususunda ihtarda bulunulduğu, ancak sanığın ödemede bulunmadığı görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğinamenin Değerlendirilmesi;
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de suça konu eşyanın gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalacağı, dosyanın tetkikinde olay yerinin de sanığın akaryakıtı temin ettiğini belirttiği yerin de yurtiçinde olduğu, sanığın akaryakıtı yurda gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın soktuğunu gösterir başkaca bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bu görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Vekilinin Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
1.Katılan vekili tarafından sanığa verilen cezanın miktarı ve paraya çevrilmesinin hatalı olduğu yönünde temyiz isteminde bulunulmuş ise de sanık hakkında kurulan hükümde, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi ile şartları oluşan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanması yönündeki mahkemenin takdiri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Katılan vekili, nakil aracının müsaderesi gerektiği yönündende kararı temyiz etmiş olup de nakil aracının iadesine dair kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/26546 Esas, 2020/4639 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, Mahkemece bu hususta yeniden bir karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

C. Katılan Vekilinin Sair Temyiz İstemleri ve Re’sen Göz Önünde Bulundurulan Hususların Değerlendirilmesi;
1. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz.” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması kanuna aykırı bulunmuştur.

2.Hüküm fıkrasında, 2 nci maddede 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezada 1/2 oranında artırım yapılırken, sonuç cezanın “1 yıl 6 ay hapis ve 7 tam gün adlî para cezası” olması gerekirken, yazım hatası sonucu, “1 yıl 6 ay 7 gün hapis ve 90 tam gün” şeklinde gösterilmesi kanuna aykırı görülmüştür.

3. Suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına göre tesfiyesine yönelik bir işlem yapılmadığı anlaşılan akaryakıtın tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/194 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.