Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/6507 E. 2023/4218 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6507
KARAR NO : 2023/4218
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2021 tarihli ve 2021/6085 Soruşturma, 2021/4423 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/2939 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.06.2022 tarihli ve 2022/9201 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95455 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/95455 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin 01/07/2021 havale tarihli şikayet dilekçesi ve alınan ifadesinde özetle, Çanakkale ili, Merkez İlçesi, Barboros Mahallesi, … mevkii, 538 ada, 161 parselde kayıtlı 892 m², arsa niteliğindeki 1/2 hissesine sahip olduğu taşınmazının, bilgisi dışında sahte belge ve imzalarla satılmış olduğunu, söz konusu taşınmazın satışını kendisinin yapmadığını, satışın yolsuz olduğunu ileri sürmüş, yürütülen soruşturmada Çanakkale Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında belirtilen taşınmaza ilişkin tapu kayıt sorgulamasında aktif ve pasif olarak gayrimenkul kaydına rastlanmadığından bahisle imza örneğinin çıkarılamadığı bildirilmiş, müştekinin iddiasına konu olayda yer alan arsanın kendi adına kayıtlı olduğuna dair tapu müdürlüğünde herhangi bir aktif veya pasif olarak kaydın yer almadığı, bu haliyle olayda soruşturulması gereken herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki vekili tarafından dosya içerisine ibraz edilen Çanakkale İli, Merkez İlçesi, Barbaros Mahallesi, … Mevkii, 20 pafta, 538 ada, 161 parselde kayıtlı 892 m² yüzölçümüne sahip taşınmazın 1/2 pay oranında maliki olduğunu gösterir tapu senet suretinin ilgili tapu müdürlüğünden sorularak bahse konu taşınmazın müşteki adına kayıtlı olup olmadığının araştırılmadığı, müşteki vekilinin anılan takipsizlik kararına karşı yaptığı itiraz dilekçesi ekinde, söz konusu taşınmazın 16/03/1998 tarih ve 997 yevmiye numaralı resmi satış senedi ile satış yapıldığını iddia etmesi karşısında, iddia içeriğindeki gibi bahse konu taşınmazla ilgili herhangi bir satış ve devir işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan sadece ilgili Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ile yetinilerek iddia edilen 16/03/1998 tarih ve 997 yevmiye numaralı satış senedinin somut olarak araştırılmadığı, söz konusu taşınmazın satışına ilişkin iddiaların kapsamlı bir şekilde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeteri kadar delil araştırılmasına girişmeksizin eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiye ait Çanakkale İli, Merkez İlçesi, Barboros Mahallesi, … Mevkii, 538 Ada,161 Parselde kayıtlı, 892 m2, arsa nitelikli ½ hissesine sahip olduğu taşınmazın, bilgi ve rızası dışında sahte belge ve imzalarla satılmış olduğunun iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; “…müştekinin iddiasına konu olayda yer alan arsanın kendi adına kayıtlı olduğuna dair Tapu Müdürlüğünde herhangi bir aktif veya pasif olarak kaydın yer almadığı, bu haliyle olayda soruşturulması gereken herhangi bir suç ve suç unsuru bulunmadığı…” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; itiraz dilekçesinin ekinde şikâyete konu arsaya ait tapu kaydının sunulduğu ve 16.03.1998 tarihli ve 997 yevmiye numaralı resmi satış senedinin mevcut olduğunun bildirilmesi karşısında; satışa ilişkin tüm belgelerin temin edilmesi, belgenin başkaca bir yerde kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde tespiti sonrası, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddeleri uyarınca zamanaşımının gerçekleşmediğinin belirlenmesi durumunda, sahtecilik iddiasına yönelik soruşturma yapılarak bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/2939 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.