YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12299
KARAR NO : 2023/3497
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Madde İle Görevli)
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma
2. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Madde İle Görevli), 20.05.2009 tarihli ve 2006/146 Esas, 2009/134 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 220 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kesinleşen diğer sanık … ile ilgili …Mahallesi civarında yine haklarında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklar …, … ve…a uyuşturucu madde sattırdığına ilişkin istihbari bilgi edinildiği, sanık … hakkında … 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 28.09.2006 tarihinde teknik araçla izleme kararı verildiği ve bu karar kapsamında sanıkların sokak üzerinde bulunan… Kıraathanesi önünde sürekli buluştukları, kimlikleri tespit edilemeyen şahıslara uyuşturucu madde sattıkları, bir kısım sanıkların ise sokak üzerine gözcülük yaptığı, sanıkların aldıkları parayı örgüt lideri olan sanık …’a verdiklerinin anlaşıldığı, 19.10.2006 tarihinde operasyona son verildiği, sanıkların evlerinde ve üstlerinde uyuşturucu esrar maddelerinin ele geçtiği, sanık …’ın ise yapılan üst aramasında 11 fişek daralı 11 gram esrarın ele geçtiği, sanıkların savunmaları, CD izleme tutanakları gerekçesiyle sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve örgüt kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında müdafi istemediğini beyan eden sanığa müdafi atanmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın ise soruşturma aşamasında sanığı temsil eden Avukat ……’ya tebliğ edildiği, ancak avukatın temyiz talebinde bulunmadığı, gerekçeli kararın 18.02.2010 tarihinde sanığın beyan adresine 7201 sayılı Tebliğat Kanunu’nun 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ancak sanığın 2008 yılında adres değiştirerek yeni adresini de beyan ettiğinin anlaşılması karşısında tebligatın usulsüz olduğu, sanığın temyiz süresinin öğrenme ile başladığı ve temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek ve mahkemenin kesinleştirme şerhi kaldırılarak inceleme yapılmıştır.
A. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Suç ve hüküm tarihlerinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı ile aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. Madde İle Görevli), 20.05.2009 tarihli ve 2006/146 Esas, 2009/134 Karar sayılı kararında sanık
tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Hükmolunan hapis cezasının miktarı ve tutuklu kaldığı süreye göre salıverilme talebinin reddine,
B. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2009 tarih, 2006/146 Esas 2009/134 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.