Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/15414 E. 2023/3270 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15414
KARAR NO : 2023/3270
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/887 E., 2016/109 K.
SUÇ : 7201 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Katılanın şikâyeti üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, sanıkların 7201 sayılı Kanun’aa muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/887 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, katılanın beyanında adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve mazeret dilekçesi sundukları halde yokluklarında karar verilerek savunma haklarının kısıtlandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar … ve … tarafından, katılan …’ya Adana 16. Noterliğinin, 18.12.2014 tarihli ve 7063 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, muhatap katılanın tebligat adresi olarak şirket merkezinin gösterildiği, tebligatın bu adreste, 22.12.2014 tarihinde, “… muhatabın 10.12.2014 tarihinden itibaren iş yerine gelmediği hâla işyeri ortağı olduğu ve adresinden sürekli ayrılmadığı …” şerhiyle, daimi çalışan sıfatıyla, sanık … imzasına tebliğ edildiği belirlenmiştir.

2.Sanıklar … ve … aşamalardaki savunmalarında, katılanın şirket ortağı olduğunu, tebligat içeriğindeki ihtarnamenin de şirket genel kurul toplantısı için gönderildiğini, katılanın şirkete alınmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, katılanın şirket merkezinde odası bulunduğunu savunmuşlardır.

Sanık …, iş yerinde çalışan olduğunu, tebligatları kendisinin aldığını, tebliğ memuruna iş yerinin katılana ait olduğunu ancak kendisinin iş yerinde olmadığını beyan ettiğini, bu ve birlikte gelen diğer tebligatları alarak katılanın masasına koyduğunu savunmuştur.

3.Katılan, şikâyet dilekçesinde, sanıklar … ve … tarafından şirket merkezine alınmadığını, sanıkların bunu bilmelerine rağmen kendisine gönderilen tebligatta adres olarak şirket merkezini gösterdiklerini, diğer sanık …’in ise tebligatı alarak kendisini haberdar etmediğini ileri sürdüğü, ancak Mahkemece alınan beyanında ise kendisinin şirkete gitmeme kararı aldığını, sanıkların ev adresini bilmelerine rağmen tebligatı kasıtlı olarak şirket adresine gönderdiklerini, sanık …’in de kendisine haber vermediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, her ne kadar katılan vekili tarafından tanıkların dinlenmemesi nedeniyle eksik araştırma yapıldığı ileri sürülmüş ise de katılanın mahkemedeki beyanında kendisinin şirkete gitmeme kararı aldığını belirtmesi ve sanığın bu kararı alma saikinin suçun sübutuna etkisinin olmayacağı anlaşıldığından, Mahkemece suçun sübut bulmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır..

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/887 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin

temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.