Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/708 E. 2023/1304 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/708
KARAR NO : 2023/1304
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Sanık … hakkında hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
2. Sanık … hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği

temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. a) Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2014/322 Esas, 2017/237 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b) Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2014/322 Esas, 2017/237 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ile 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir

B. a) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/334 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

b) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/334 Esas, 2021/466 Karar kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci

maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık …’nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği dilekçe ekindeki raporlara istinaden, suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında ceza sorumluluğunu kısmen veya tamamen kaldıracak bir akıl hastalığının olup olmadığı hususunda uzman sağlık kuruluşundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin hükümden çıkarılması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

III. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/334 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararlarının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık … hakkında oy birliğiyle, sanık … hakkında ise Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.

(K.O)

KARŞI OY GEREKÇESİ

5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte;

Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmekte;

Anılan Kanunun 223/2. fıkrasında ise, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.” hükmü yer almaktadır.

Belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulandığı durumlarda, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere dayanılarak 43. maddenin uygulanmasına esas teşkil eden eylem(ler)le ilgili olarak 5271 sayılı Kanun’un 223/2. fıkrasında sayılan hallerden birinin mevcut olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmünden 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

Nitekim somut olayda, ilk derece mahkemesinin zincirleme suç işlediğini değerlendirdiği sanık … ile ilgili olarak; bölge adliye mahkemesince, sanığın eyleminin diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi evinde depolamaktan ibaret olduğunun anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanmasının yasal koşullarının bulunmadığı belirtilmiş; bu suretle sanık …’nın, SSÇ …’ın kullanıcı şahıslara uyuşturucu madde satma eylemlerine iştirak ettiğinin sabit olmadığı kabul edilerek, esasen zincirleme suç teşkil ettiği değerlendirilen diğer “olay(lar)ın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiği” kanaati izhar edilmiştir.

Bu itibarla; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin duruşma açmadan “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği görüşünde olduğumdan; sanık … müdafiinin temyiz talebinin esastan incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 21.02.2023