Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/10022 E. 2023/3952 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10022
KARAR NO : 2023/3952
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/1108 E., 2014/175 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; kamu davasından haberdar edilmesine rağmen usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi’nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıkların temyiz isteğine ilişkin olarak; hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2014 tarihli ve 2013/1108 Esas, 2014/175 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 51 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca erteli 1’er yıl 10’ar ay 15’er gün hapis ve 6.800,00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak eşyanın ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine, karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.12.2019 tarihli ve 7-2015/430623 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin temyiz sebepleri; hükmün bozulmasına, nakil aracının iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık Nacit Sevimli’nin temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, soyut iddialarla hakkında hüküm kurulduğuna ve nakil aracının iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A.Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Başvurusu Yönünden
Kamu davasından haberdar edilmesine rağmen usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi’nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B.Sanıklar Hakkındaki Hükümler Yönünden
1.Sanıkların suç konu akaryakıt sınırın Türkiye tarafından aldığının anlaşılması karşısında, sanıkların yargılama konusu eylemleri için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.04.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Dosya kapsamından, ele geçen akaryakıtın kaçak olduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A.Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Başvurusu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanıklar Hakkındaki Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2014 tarihli ve 2013/1108 Esas, 2014/175 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, yargılama sırasında tasfiye edildiği anlaşılan kaçak eşyanın tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının MÜSADERESİNE YER OLMADIĞINA, üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 26.04.2023 tarihinde karar verildi.