YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15086
KARAR NO : 2023/3456
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2015/4250 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Eyüp 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/109 Esas, 2010/587 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir
3. İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli, 2015/227 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile de sanığın tabi olduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında beraat aksi kanaat halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın bir şekilde eline geçirdiği katılana ait Garanti Bankası kredi kartından, katılanın bilgi ve rızası dışında harcama yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait Garanti Bankası 5549 **** ***** 2015 numaralı kredi kartından 13.07.2005 tarihinde … Telekomdan 1.000,00 TL’lik, Duygu Müzikten ise 105,00 TL’lik alışveriş yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazı cevabı dosyada mevcuttur.
3. Sanık savunmasında “Katılana ait kartı kullanarak sadece telefon aldığını, başka harcama yapmadığını, pişman olduğunu, şikayet üzerine zararı giderdiğini” beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta İlişkin
Sanığın ikrar niteliğindeki savunması, katılanın beyanları ve dosyadaki olgular itibari ile, sanığın olay tarihinde bir şekilde eline geçirdiği katılana ait Garanti Bankası kredi kartı ile telefon almak suretiyle harcama yaptığı, bu bağlamda sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık Hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılması Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin
Sanık hakkında atılı suç nedeni ile kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın tabi olduğu 5 yıllık denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeni ile hükmün aynen açıklandığı, bu bağlamda sanığın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrası uyarınca yeniden lehe hükümlerden yararlandırılamayacağı anlaşılmakla, mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden
Dosya içeriği itibari ile suç tarihinin, sanık tarafından kart ile harcama yapılan 13.07.2005 olduğu sabit olmasına rağmen gerekçeli kararın başlık kısmında 14.07.2005 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, katılana ait kredi kartı ile farklı yerlerden alışveriş yapmak sureti ile atılı suçu zincirleme şekilde işlediğinin ve bu bağlamda sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ulaşılamadığı gerekçesi ile yeniden ifadesi alınamayan katılanın mahkemede ilk beyanında “Zararının giderilmediğini” belirtmiş olması ve sanığın da zararı giderdiğine dair hiçbir belge sunmayışı karşısında, sadece sanığın beyanına itibar edilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 50.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/11/2015 tarihli, 2015/227 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.