YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1198
KARAR NO : 2023/1899
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, 22.03.2008 tarihinde vefat eden …’in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Mal Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, dava şartlarının oluşup oluşmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Vakıflar Bankası T.A.O. vekili cevap dilekçesinde özetle, ölüm tarihinin üzerinden 6 yıl geçtikten sonra açılan davada davacıların kötüniyetli olduklarını, murisin ortağı olduğu şirketin gelirlerinden davacıların yararlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların iyiniyetli olmadıklarını, davanın süresinde açılmadığını, dava şartlarının oluşup oluşmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
4. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların muirisinin şirket ortağı olduğunu, ticaretle uğraştığını, terekenin borca batık olmadığını, dava şartlarının oluşup oluşmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin,10.09.2019 tarih ve 2018/741 Esas, 2019/645 Karar sayılı kararıyla, terekenin borca batık olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.09.2020 tarih ve 2019/4456 Esas, 2020/4729 Karar sayılı ilamıyla “mahkemece davanın reddine karar verilmişse de; yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Murisin ölüm tarihi itibariyle borç miktarının araştırılmadığı görülmektedir. Mahkemece; terekenin pasifinin belirlenmesi amacıyla murisin ölüm tarihi itibarıyla borçlarının tespiti sağlanmalıdır. Ayrıca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 610/2 nci maddesine göre terekeyi sahiplenen mirasçıların mirası reddetme hakkı bulunmadığından davacı mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadıkları da araştırılmalıdır. Terekenin ve davacıların durumu net olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairenin yukarıda (IV.A.2.) bendinde belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarih ve 2021/165 Esas, 2021/2066 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu, davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince “yapılan bilirkişi incelemesi ve mahkeme değerlendirmesi sonucu tereke pasifinin aktifinden daha az olduğu, terekenin borca batık olmadığının anlaşılması” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; muris terekesinin hiçbir zaman mirasçılar tarafından sahiplenilmediği, bilirkişi raporu ile murisin aczinin açıkça ortaya konulduğunu, şirketler yönünden aktif pasif araştırmasının yapılmadığı, dava şartları sağlandığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
” düzenlemesi yer almaktadır.
2. TMK’nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.