Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/242 E. 2006/3361 K. 14.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/242
KARAR NO : 2006/3361
KARAR TARİHİ : 14.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre babası …’nın tüm mirasçıları adlarına tescilini istemiştir. … , … … ve … … ise, bu yerin 1/3’… hissesini satın aldıkları iddiası ile davaya katılmışlardır. Mahkemece, 38.318 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile hisseleri oranında katılanlar ile muris … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde bu güne kadar orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, çekişmeli taşınmazın 1975 yılında ölen ortak mirasbırakandan kaldığı iddiası ile açılmıştır. Ölüm tarihine göre, tereke elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabidir. Bu nedenle, mirasçılık belgesinde isimleri yazılı diğer mirasçıların açılmış olan davaya katılmaları veya yöntemine uygun biçimde muvakatlarının sağlanması, bu da mümkün olmaz ise, Medeni Yasanın 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması suretiyle davaya devam olunması, davanın görülebilirlik koşulu olup, öncelikle yerine getirilmelidir.
Bundan ayrı; yörede orman kadastrosu yapılmamış olduğundan, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davalarında Orman Yönetimi de davada yasal hasım olduğundan resen davadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması da zorunludur. Bu hususlar yerine getirilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı gerçek kişiye iadesine 14/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.