YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6480
KARAR NO : 2023/1262
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/599 E., 2015/327 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul (Kapatılan) 85. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/599 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür uygulamasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezanın üst hadden verilmesi nedeniyle bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, 30.04.2014 tarihinde, yol kontrolü yapan kolluk görevlilerine Ahmet Şahbaz kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.05.2014 tarihli uzmanlık raporunda; söz konusu nüfus cüzdanının orijinal olmayıp tamamen sahte olarak oluşturulduğu, yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Mahkeme tarafından suça konu nüfus cüzdanı aslı üzerinde yapılan incelemede; arka yüzünde ıslak imza bulunduğu, fotoğraf üzerinde soğuk damganın bulunduğu, arka yüzünde, ön yüzündeki soğuk damga ile çakışacak biçimde soğuk damga izinin yer aldığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında; olay tarihinde hakkında yakalama kararları bulunması nedeniyle, yapılan yol kontrolü sırasında suça konu sahte nüfus cüzdanını polislere ibraz ettiğini belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir.
5. Mahkemece, sanığın ikrarı, yakalama ve muhafaza altına alma tutanakları, ekspertiz raporu ve Mahkememizce yapılan belge incelemesi dikkate alınarak sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Hüküm tarihinde başka suçtan Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Hüküm kısmında 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası olması gereken uygulama maddesinin aynı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi olarak yanlış yazılması,
Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul (Kapatılan) 85. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/599 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.