Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/32508 E. 2023/1459 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32508
KARAR NO : 2023/1459
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/112 E., 2016/156 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2010 tarihli ve 2010/251 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 53 üncü maddesi,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi,
Uyarınca cezalandırılması suretiyle İzmir Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2012 tarihli ve 2010/84 Esas, 2012/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 7.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiş, bu kararlar 27.03.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli ve 2016/13 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 24.01.2015 tarihinde işlediği müstehcenlik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu kararın 15.04.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine incelememize konu nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden hükmün açıklanmasına yönelik ihbarda bulunulmuştur.
4. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2016/112 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararı ile (2) numaralı paragrafta belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların açıklanmasına ve sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 7.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; hüküm açıklanırken sanığın savunmasının alınmadığına, sanığın suç işleme kastı olmadığı halde hatalı şekilde mahkumiyetine karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın renkli fotokopi yoluyla sahte olarak üretilmiş, yasal unsurları haiz 6.250,00 TL’lik suça konu çeki katılana tanık Ş.M.’nin borcuna karşılık ciro ederek verdiği, Ş.M’nin borcunun çek miktarından düşük olması sebebiyle katılandan çeki vererek 1.000,00 TL de nakit para aldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ilk savunmasında, katılana hiç çek vermediğini belirttiği halde; sonraki savunmasında ise suça konu çeki … isimli açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği kişiden sattığı inşaat malzemeleri karşılığında aldığını, çekin sahte olduğunu bilmeksizin katılana verdiğini belirtmiştir.
3. Bilirkişi raporunda, çekin renkli fotokopi veya bilgisayar ortamında printer yardımıyla tamamen sahte olarak hazırlanmış olduğu, çekin ön yüz yazı ve keşideci imzası ile birinci ciranta olarak yer alan … yazı ve imzasının aynı kalemden çıktığı, ikinci ve üçüncü ciranta yazı ve imzalarının ise farklı kalemlerin ürünü olduğu, çekin aldatma niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece suça konu çekin incelenerek aldatma niteliğinin bulunduğu gözlemlenmiştir.
5. Katılan kovuşturma aşamasında talimatla alınan 31.01.2012 tarihli beyanında, zararının tamamen giderildiğini ifade etmiştir
6. Mahkemece; sanığın kimden ve ne şekilde temin ettiğini ispat edemediği suça konu sahte çeki katılana vererek 1.000,00 TL menfaat sağladığı ve katılanın zararını kovuşturma aşamasında giderdiği gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve suça konu sahte çekin bedelinin 6.250,00 TL olmasına rağmen, sanığın elde ettiği haksız menfaat miktarının 1.000,00 TL olduğu gözetilmeksizin fazla ceza tayin edilmesi hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve I numaralı Hukuki Süreç Bölümünde izah edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile denetim süresinde işlenen suç tarihi arasındaki 2 yıl 9 ay 27 günlük zamanaşımı durma süresi de nazara alındığında çekin katılana verildiği 07.05.2008 tarihinden itibaren zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/112 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan adli para cezasına ilişkin bölümlerden sırasıyla “937 gün”, “468 gün” , ”390 gün” ve ”7.800,00 TL ” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “100 gün”, “50 gün”, ”41 gün” ve “820,00 TL ” ibarelerinin eklenmesi suretiyle,
suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/112 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.