YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32027
KARAR NO : 2023/1541
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/238 E., 2016/151 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2012/581 Esas, 2012/266 Karar sayılı kararı ile eylemin sübutu halinde “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen erteleme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, aleyhine vekalet ücretine hükmolunurken sanığın adının yanlış yazıldığına, ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu çekte keşide yerinin D.bakır şeklinde yazılması nedeniyle unsurlarının tam olmadığına, çekin sahte olduğunu bilmediğine, adını hatırlayamadığı mal sattığı kişilerden aldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Esse Temizlik İlaçlama İnşaat Turizm Eğlence Reklam Tekstil Gıda Tarım Medikal Dayanıklı Tüketim Malları İthalat İhracat Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ve sahibi olan sanığın, katılan Ento firmasından aldığı 19.000,00 TL tutarında ilaç karşılığında keşidecisi … görünen 15.03.2011 vade tarihli ve 19.000,00 TL miktarında tamamen sahte oluşturulmuş çeki vererek dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; katılan şirketten aldığı ürün karşılığında senet verdiğini, senedin günü geldiğinde ödeyemeyince katılan şirket çalışanı Sevil Ötünç’ün müşteri çeki istemesi üzerine suça konu çeki verdiğini, çeki kendisinden alışveriş yapan Diyarbakırlı isimlerini hatırlayamadığı şahısların çalışanından aldığını, aradan uzun süre geçtiği için alışveriş yaptığı şahıslar ile çeki kendisine getiren şahsın adını hatırlamadığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Tanık Sevil Ötünç yeminli anlatımında; Suç tarihinde katılan şirkette çalıştığını, talep ettiği ürünleri sanığa teslim ettiğini, sanığın bedelini bugün yarın ödeyeceğini söyleyerek kendisini oyaladığını, sonra senet verdiğini, senedi de ödeyemeyince suça konu çeki verdiğini beyan etmiştir.
4. Bilirkişi raporları ile suça konu çekin tamamen sahte oluşturulmuş çek olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu, adına atfen atılan keşideci imzasının …’e ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
5. Mahkemece hükmün gerekçesinde, suça konu çekin unsurlarının tam olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu hususlarına yer verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden
1. İddia, sanık savunması, tanık Sevil Ötünç’ün yeminli anlatımı ve tüm dosya kapsamından, sanığın aldığı ürünlerin bedeline karşılık senet verdiği, senedi vadesinde ödeyemeyince önceden doğan borcun ödenmesi için sonradan suça konu çeki verdiğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden
1.Suça konu hamiline düzenlenmiş çekte ilk cirantanın sanık olması, başka bir cirantanın bulunmaması, sanığın çeki aldığını söylediği kişilere ilişkin denetime elverişli, somut bir beyanda bulunamaması ve tüm dosya kapsamı karşısında, yüklenen suçun sübut bulduğunu kabul eden Mahkemenin takdirinde ve keşide yerinde “D.bakır” biçimininde belirtilen adresin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmesi, sanığın katılanın zararını gidermediğinin anlaşılması karşısında da, suça konu çekin unsurlarını tam kabul eden ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar veren Mahkemenin kabulünde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Katılan Vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden
1. Adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan cezasının ertelenmesine karar veren Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen vekalet ücretinin sanık … yerine dosyayla ilgisi bulunmayan Halil Bozaslan’dan alınmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “…sanık Halil Bozaslan’dan…” ibaresinin çıkartılarak yerine “… sanık …(Alkan)’dan…” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.