YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/109
KARAR NO : 2023/1558
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/846 E., 2015/210 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2013/846 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; suça konu edilen çekin sahteliği konusunun açıklığa kavuşturulmadığına, müvekkiline verilen çekin sahte olduğunu bilmediğine, mağdur olanın müvekkili olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Keşidecisi Doğan Hafriyat İnşaat Taahhüt ve Tic Ltd. şirketi gözüken, 18.03.2013 keşide tarihli, 67.500,00 TL bedelli suça konu çekin, hakkında beraat kararı verilip temyiz edilmeden kesinleşen … tarafından bankaya sunulması, banka tarafından şüphe üzerine yapılan araştırmada keşideci şirketin beyanına göre daha önce ödendiğinin anlaşılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanık …’un çeki yine hakkında beraat kararı verilip temyiz edilmeden kesinleşen …’den, sanık …’in de bu çeki sanık …’tan aldığının belirlenmesi üzerine haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında; suça konu çeki başka bir çek ile birlikte…adlı kişiden aldığını, çeklerin yanında 6.000,00 TL de para aldığını, diğer çeki Damla Hastanesine ciro ettiğini, alırken yanında kendisini keşideci şirket yetkili müdürü olarak tanıtan …’ün bulunması nedeniyle Ülker Alp’e ciro ettirmediğini, bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini ancak faturaları sunacağını beyan ettiği; kovuşturma aşamasında ise, kendisine borçlu olan Kızılelma Ecza Deposu yetkilisi …’nın mal bulması halinde borcunu ödeyeceğini ve komisyon da verceğini söylemesi üzerine Karaköprü Ecza Deposundan fiyat alarak …’a sattığını, …’nın kendisine iki adet çek verdiğini, bu çeklerden suça konu edilen çeki …’a verdiğini, bu kişinin de arpa alımı karşılığında …’e verdiğini, çeklerin sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık …’in suça konu çeki sattığı arpa karşılığında sanık …’den aldığını, yine beraat kararı verilen temyiz dışı sanık …, bu çeki araç alım satımı nedeniyle sanık …’ten aldığını beyan ettiği ve harici satış sözleşmesi sunduğu anlaşılmıştır.
4. 05.03.2013 tarihli banka yazısına göre keşideci şirket ile yapılan görüşmede çek asıllarının ödemesinin takas merkezince yapıldığının bildirildiği görülmüştür.
5. Mahkeme tarafından; sanığın çekleri kimden aldığını açıklayamadığı çelişkili savunmaları, beraat eden sanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’in atılı suçu işlediği kabul ederek temyize konu mahkûmiyet hükmü, sanık … ve …’un atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiş, beraat hükümleri temyiz edilmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın suça konu çeki temin ettiği kişi konusunda aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması, bahsettiği kişilerin çekte cirolarının bulunmaması, yine kovuşturma aşamasında çeki Necmi Bayık’a verdiğini, bu kişinin de beraat eden sanık …’e verdiğini beyan etmesine rağmen sanık …’in çeki sanıktan aldığını bildirmesi 05.03.2013 tarihli banka yazısına göre keşideci şirket ile yapılan görüşmede çek asıllarının ödemesinin takas merkezince yapıldığının tespit edilmesi karşısında sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluklarının alt soyu dışındakiler için uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasındaki “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezasının infaz kurumunda çektirilmesine,” dair karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması, şeklindeki hukuka aykırılığın, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2013/846 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “TCK’nin 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği hususunun ihtarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.