Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18986 E. 2023/1498 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18986
KARAR NO : 2023/1498
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/369 E., 2015/77 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık … ve müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma

Sanık …’ın gerekçeli kararın tebliğ tarihinde başka suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, bu sebeple aynı konutta birlikte oturduğunu beyan eden eniştesine 05.05.2015 tarihinde yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2012/369 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar … ve … hakkında Finansbank A.Ş.’ ye yönelik eylemleri nedeniyle;
a) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Sanık … hakkında aynı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,
Karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2019 tarihli ve 2015/260706 sayılı, sanık … yönünden temyiz talebi süresinde yapılmadığından talebin reddi; sanık Mustaf Umut Selvi yönünden hükümlerin onanması; sanık … yönünden yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olması gerekçesiyle hükümlerin bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik olup sanığın diğer sanıkların eylemlerinden haberdar olduğu anlaşıldığından mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … ve müdafiinin temyiz isteği; yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık …’ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık … ve kendisini banka görevlilerine … isimli kişi olarak tanıtan sanık … ile sanık …’nin bankadan kredi alıp dolandırıcılık yapmak hususunda anlaştıkları, sanıkların birlikte sanık …’nin kullandığı 35 HVJ 76 plaka sayılı araç ile Finansbank Konak Şubesine gittikleri, sanık …’nin diğer sanıkları bankaya bırakıp ayrıldığı, sanıklar Hacı ve Mustafa’nın banka güvenlik görevlisinin kredi servisine yönlendirmesi üzerine birlikte bu servise giderek tamamen sahte oluşturulmuş …’e ait nüfus cüzdanı ile kredi isteminde bulunup sözleşme imzaladıkları, talebi alan banka görevlisinin ertesi gün sabah saatlerinde gelmelerini söylediği, ertesi gün sanıklar geldiğinde ibraz edilen kimliğin sahteliğinden şüphelenen banka görevlisinin kimliği genel müdürlük nezdinde kontrol ettirdiğinde sahte olduğunu belirleyerek kolluk güçlerine haber verdiği, daha sonra da sanıklara kredinin onaylandığı şeklinde bilgi vererek bankaya gelmelerini sağladığı ve sanıkların birlikte yakalandıkları, bu suretle üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanıklar Mustafa ve Hacı’nın fikir ve eylem birliği içerisinde, sanık …’nın fotoğrafı bulunan ancak katılan …’in kimlik bilgileriyle düzenlenmiş tamamen sahte nüfus cüzdanı ile katılan bankaya gittikleri, burada sanık …’nın kendisini … olarak tanıtarak 10.000,00 TL tutarında kredi başvurusunda bulunup sözleşme imzaladığı, banka görevlisinin sanık …’ya kredi başvurusu için onay beklediğini, yarın gelmesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine sanık … ve Hacı’nın bankadan ayrılıp ertesi günü bankaya tekrar geldikleri, sanık …’dan tekrar kimliği istendiği, kimliğinden şüphelenilmesi üzerine olayın polise bildirilerek sanıkların yakalandığı, böylece sanıklar Mustafa ve Hacı’nın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri; sanık …’nin ise, araç kiralama şirketinde çalıştığı, sanık …’nın olay günü sanık …’nin çalıştığı iş yerine gelerek araç kiralamak istediği, ancak kiralık araç olmaması nedeniyle patronunun sanık …’ye, sanık …’yı istediği yere bırakmasını, daha sonra da başka bir müşteriye kiraladıkları aracı o müşteriye teslim etmesini söylediği, bunun üzerine sanık …’nin 35 HVJ 76 plakalı araca sanık …’yı bindirerek hareket ettiği, yolda araca sanık …’nın da bindiği, sanık …’nin her iki sanığı Finansbank Konak Şubesi’nin önüne kadar götürdüğü, sanık …’nin eyleminin diğer iki sanığı araçla Finansbank Konak Şubesi’nin bulunduğu yere kadar götürmekten ibaret olduğu, sanıklar Mustafa ve Hacı tarafından işlenen sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına katıldığı konusunda inkara yönelik savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine hükmedilerek temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
3. Sanık …, suçunu ikrar etmiş, pişman olduğunu bildirmiş, sahte nüfus cüzdanını sanık …’nın yaptırdığını, suçları sanık …’nın yönlendirmesiyle işlediğini, sanık …’yi arabada gördüğünü, yakalandıkları günden önce hiç görmediğini savunmuştur.
4. Sanık …, olay tarihine kadar Mustafa’nın ismini Onur olarak bildiğini, kredi işlemleri sırasında … olduğunu öğrendiğini, …’den sadece kendilerini bankaya götürmesini istediğini, Mustafa’nın kredi çekmesi ve sahte kimlikle ilgisinin olmadığını savunmuştur.
5. Sanık …, araç kiralama şirketinde çalıştığını, sanık …’yı da daha önce çalıştığı iş yerinden araç kiraladığı için tanıdığını, sanık …’nın yakalandıkları gün kendisini bankaya götürmesini istediği için sanıkları arabasıyla bankaya götürdüğünü, onları bankaya bırakıp geri döneceğini, bu sırada yakalandıklarını, sanık …’yı hiç tanımadığını, aracı kullanmaktan başka eyleminin bulunmadığını savunmuştur.
6. Ekspertiz raporuna göre suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği, suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Mahkemece gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
7. Suça konu kredi sözleşmesi ve ilgili belgeler, katılan bankanın yazıları, tanıklar Z.V.,T.H. ve N.T.C.’nin beyanları ile 21.12.2011 tarihli tutanak dosya arasındadır.
8. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Keskin Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi ve Tebliğname Yönünden
1. Toplanan delillere ve özellikle sanık …’nın “Emre’yi sadece arabada gördüm. Yakalandığımız günden önce hiç görmedim” şeklindeki beyanına göre sanığın, diğer sanıklar Mustafa ve Hacı ile birlikte kredi başvurusunda bulunmadığı, eyleminin kredi başvurusunun sonuçlandığı haberi üzerine başvurunun ertesi günü diğer sanıkları aracıyla bankaya götürmekten ibaret olduğu anlaşılmakla, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde olduğuna dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine dair hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Dosya kapsamına ve oluşa uygun düşen sanık …’nın savunması ve toplanan diğer delilerden sanıkların katılan adına düzenledikleri aldatıcılık niteliği bulunan sahte nüfus cüzdanı ile mağdur bankaya başvurup kredi sözleşmesi imzalayıp kredi çekmeye çalıştıkları, banka görevlilerinin fark etmesi üzerine menfaat temin edemeden yakalandıkları anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme şekilde işlenmesine rağmen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelik dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2012/369 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, sanık … ve müdafii ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.