Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7380 E. 2023/2240 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7380
KARAR NO : 2023/2240
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle, müvekkilinin 3033 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın üzerinde fiilen çalışmakta olan hazır beton tesisi bulunduğunu, Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün davacının taşınmazının bir kısmının kavşak koluna cepheli olması, kalan kısmının da yüksek kotta kalması nedeniyle anayola çıkışın mümkün olmadığı yönündeki görüşünden dolayı tesise ruhsat alınamadığını, ancak kadastro yolu ile bağlantı yapılması halinde bir sakınca kalmayacağının idarece kendilerine bildirildiğini ileri sürerek, davalılara ait parsellerden, 3033 parsel sayılı taşınmaz lehine 7 metre eninde geçit hakkı tesis edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli ve 2011/9 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince “davacının geçit ihtiyacını ispat edemediği, hakkında yıkım kararı bulunan tesis için geçit kurulmasında menfaatin bulunmadığı gerekçesiyle” davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 06.11.2017 tarih ve 2015/5927 E. – 2017/8104 K. sayılı ilamıyla “davacı erişim kontrollü karayoluna cepheli 3033 parsel sayılı taşınmazı yararına geçit isteğinde bulunmuştur. Her ne kadar davacının taşınmazının yola cephesi bulunmakta ise de Karayolları Genel Müdürlüğü’nden alınan 22.12.2010 tarihli cevabi yazıya göre davacının erişim kontrollü karayoluna taşınmazından doğrudan çıkışının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Geçit, taşınmaz yararına istenildiği gibi Karayolları Genel Müdürlüğü’nün anılan yazısına davacının yola çıkışı mümkün olmadığından geçit talep edilmesinde hukuki yarar bulunmaktadır. Mahkemece kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmeli, çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiği sorulmalı; karayoluna çıkış engeli bulunduğu saptanırsa ve bunun giderilme olanağı da yok ise diğer alternatifler üzerinde durulmalı, bu da mümkün değilse davanın reddedilmesi gerekir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu, davanın reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince “bozma ilamına uyularak mahallinde yeniden keşif yapıldığı, yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan rapor ve krokisinin eklenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderildiği, 08/05/2019 havale tarihli cevap yazısında fen bilirkişisi raporundaki alternatif geçit yollarından devlet yoluna bağlantı yapılmasının trafik güvenliği açısından uygun olmayacağının belirtildiği, bunun üzerine fen bilirkişinden ek rapor aldırıldığı 02/07/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının parseli için başka bir alternatifin bulunmadığının belirtildiği, bozma öncesi yapılan keşfe göre alınan raporda yer alan güzergahta bulunan parsellerin OSB tarafından kamulaştırıldığı, Bilişim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünün 07/05/2015 tarihli yazısına göre OSB’ye bitişik konumda olan davacı parselinde talep edildiği şekilde geçiş izni verilmesinin OSB altyapısını etkileyeceğinin bildirildiği” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, OSB’nin dava devam ederken kamulaştırma işleminin yapıldığını, müvekkile ait taşınmazın OSB’nin tam ortasında olmadığını, altyapı sağlık mesafelerinin Sakarya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünden sorulduktan sonra mahkemece hüküm kurulması gerektiğini, müvekkil taşınmazının OSB tarafından kamulaştırılan taşınmazlara mesafesi dikkate alındığında OSB altyapısının etkilenmesinin sözkonusu olmayacağını, geçit ihtiyacının karşılanması için başka alternatiflerin de bulunduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. GEREKÇE
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, geçit hakkı isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747. ve devamı maddeleri, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanununun 17. maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.