YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8727
KARAR NO : 2007/10248
KARAR TARİHİ : 11.07.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 112 ada 12, 20, 41, 47, 113 ada 292 ve 301 parsel sayılı taşınmazlardan 301 parsel … ve … … adına, diğerleri belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Yönetim, 112 ada 12 ve 20 parsel numaralı taşınmazların orman olduğu iddiasıyla, davacı … ise, taşınmazların … …’ın tüm mirasçıları adına tescili gerektiği iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, davacının davasının reddine ve dava konusu 113 ada 301 parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 112 ada 12 ve 20 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 112 ada 41 ve 47, 113 ada 292 ve 301 parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1- Davacının 112 ada 12 ve 20 parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; eski tarihli resmi belgelerin uzman orman bilirkişi tarafından yöntemince uygulanması sonucu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının 112 ada 12 ve 20 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün onanması gerekmiştir.
2- 112 ada 41 ve 47, 113 ada 292 ve 301 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parseller yönünden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazların ortak muris … …’tan kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, … …’ın terekesinin murisin ölümünden önce veya sonra mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı konsundadır. Davacı taksim yapılmadığını, davalılar taşınmazların murisin erkek çocukları arasında paylaşıldığını iddia etmektedirler. Bir kısım tanıklar taksimden haberdar olmadıklarını, yapılsa köy yerinde duyulacağını bildirmişlerdir. Davalılar 1973 yılında yapılan taksime ilişkin 10.04.2004 tarihli senet ibraz etmişlerdir. Davacının senette imzası yoktur. …’in tüm mirasçıları da bu senede iştirak etmemişler, senet tanıklarından … Çengelcik, senedi doğrulamıştır. Murisin ölüm tarihi 16.06.1990’dır.
Paylaşıma dayanan taraf, paylaşımın varlığını, tarihini bütün mirasçıların paylaşımına katıldığını, hangi mirasçıya ne verildiğini ve Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 Sayılı Yasanın 15. maddesi gereğince harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık sözleri ile kanıtlanabilir.
O halde; mahkemece, taraflardan bu konudaki delilleri sorulmalı, gerekirse ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli, 1973’de bir taksim yapılmışsa 2004 yılında neden bir kısım mirasçıların katılımı ile senet yapıldığı, katılmayanların nasıl razı edildiği, davalı dışındaki diğer erkek … aleyhine açılan ve halen derdest olduğu bildirilen Kadastro Mahkemesinin 2005/15, 17 ve 18 esas numaralı dosyaların akıbetleri araştırılmalı, bundan sonra toplanan bütün delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacının 112 ada 12 ve 20 parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin hükmün ONANMASINA,
2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; 112 ada 41 ve 47, 113 ada 292 ve 301 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA 11/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.