YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/387
KARAR NO : 2023/358
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 29.04.2004 tarihinde yapılan kura çekimi sonucu 122 no.lu villa şeklindeki konutun müvekkiline isabet ettiğini ve müvekkilinin konutunu kullanmaya başladığını ancak 1 yıl sonra konutta nem, su kaynaklı sorunlar ortaya çıkmaya başladığını, 2006 yılı Temmuz ayında evin bodrum katını su bastığını ve sorunun konutun toprakta kalan kısımlarının su yalıtımı yapılmamasından kaynaklandığının anlaşıldığını, bu durumun gizli ayıp olduğunu, davalı kooperatif tarafından kısmi yalıtım yapılmasına ve konutun bodrum katına drenaj kuyusu açılmasına karar verildiğini ancak bu durumdan sonuç alınamadığını ve sorunların devam ettiğini, davalı kooperatifle bir çok yazışma yapıldığını, teknik rapor alınmasına karar verildiğini ve uzman mühendislerden rapor alındığını, 18.08.2013 tarihli davalı kooperatifin olağanüstü genel kurulunun 7 no.lu gündem maddesinde müvekkilinin konutundaki gizli ayıbın, davalı kooperatif tarafından giderilmesi talebinin reddedildiğini ileri sürerek genel kurulun 7 no.lu gündem maddesinin iptali ile 5.000,00 TL zarar bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.12.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle zarar bedeli talebini 138.000,00 TL ye çıkarmıştır.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının konutunun 2000 yılında tamamlanıp 01.11.2001 tarihinden itibaren yaklaşık 4 yıl boyunca idare binası olarak kullanıldığını, 2004 yılında diğer konutun tamamlanması ile kura sonucu davacıya teslim edildiğini, davacının yaklaşık 2 yıl konutunu kullandıktan sonra evinde sorunlar olduğu gerekçesi ile müvekkili kooperatife başvurduğunu, davacının evinin bahçesini sularken dikkatli olmadığını, sulama musluklarını günlerce açık bırakması sonucu meydana gelen göllenme nedeni ile sorunların ortaya çıktığını, müvekkilinin sorunun giderilmesi için çalışmalar yaptığını, bu çalışmalar sırasında yeraltı suyu taşmasına rastlanmadığını, sorunun konutun yan yollarının bakımsız bırakılmasından kaynaklandığını, davacının evin kendisine tesliminden 13 yıl sonra dava açtığını, davanın 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacının genel kurulun 7 no.lu gündem maddesine ilişkin olarak dava açmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığın kooperatif hukukundan kaynaklandığı, TBK nın 147/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu ve zaman aşımı süresinin kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlayacağı, ayıbın açık veya gizli olup olmadığına bakılmaksızın zaman aşımının, konutun davacıya teslimi tarihinden itibaren başlayacağından uygulanması gereken 5 yıllık zaman aşımı süresinin konutun teslim edildiği 2004 yılından başlatılması gerektiği, bu durumda yönetim kuruluna bildirimde bulunduğu 10.05.2013 tarihinde ve davanın açıldığı 10.09.2013 tarihlerinde 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, genel kurul kararının iptali davasının 1 aylık süre içinde açıldığını, mahkemenin davanın genel kurulun iptali davası da olduğunu dikkate almadığını, bilirkişi raporu ve ek raporda genel kurulun iptalinin gerekli olduğu ve müvekkilinin zararının 138.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, zaman aşımı süresinin hiç başlamadığını, davalının borcunu ikrar ettiğini, TBK nın 154/1. maddesi uyarınca zararın gizli ayıp olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı kooperatifin 2006 ve 2009 yılında bir takım işlemleri yaptığını, zarar devam ettiği için zararı öğrenmesinden bahsetmenin mümkün olmadığını, gizli ayıpta zaman aşımının TBK nın 146. maddesi uyarınca zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 369/1, 370 ve 371. maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 6098 sayılı TBK’nın 147/4, 154 ve 156. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Davalı kooperatifin cevap dilekçesi ve 27.12.2017 tarihli duruşmadaki beyanları dikkate alındığında, somut olayda, davalı kooperatifin davacıya konutunu 2004 yılında teslim ettiği, davacının 2006 yılında konutunun bodrum katında su basmasından dolayı davalı kooperatife başvurduğu, davalı kooperatifin 2006 yılında davacının konutunun zemin katında kuyu açtırarak çakıl doldurduğu, ardından aynı iddialar nedeniyle davacının 2008 yılında da davalı kooperatife başvurduğu ve bu başvurusu üzerine davalı kooperatifin tarihi belli olmamakla birlikte 2008-2009 yılları içerisinde davacının konutunun bodrum katında drenaj kuyusu açtığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki ilişkinin kooperatif hukukundan kaynaklanması nedeniyle TBK’nın 147/4 maddesi gereğince beş yıllık zaman aşımı süresinin bulunduğunun kabulü doğru ise de, davalı kooperatifin 2006 yılında zemin kuyusu açtırması ve 2008-2009 yılları içerisinde drenaj kuyusu açtırması suretiyle TBK’nın 154/1 maddesi gereğince borcunu ikrar ettiği ve kısmen ifada bulunduğu, bu nedenle zaman aşımı süresinin kesildiği, TBK’nın 156. maddesi gereğince zaman aşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlayacağından ve yeni bir zaman aşımının başlaması nedeniyle davacının talebinin zaman aşımına uğramadığı göz önünde bulundurularak, işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.(1) no’lu bentte açıklanan sebeple İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.(2) no’lu benttte açıklanan sebeple davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
4. 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
5.Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
6.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.