Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/3652 E. 2006/5156 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3652
KARAR NO : 2006/5156
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 17 parsel sayılı 6929.79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu ve orman içi açıklık olarak tespit edildiği belirlenmiştir. Dairenin 28.11.2005 … ve 2005/10266-14275 sayılı iade kararı gereği, raporu düzenleyen bilirkişilerce keşif sırasında uygulandığı bildirilen orjinal-renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeğinin memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra komşu ve yakın parselleri gösterecek ve birbiri üzerine aplike edilecek şekilde, taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilen raporda dava konusu 109 ada 17 parselin bir kısmının orman alanı içinde, bir kısmının da açık renkli kısımda kaldığı görüldüğü gibi, en az bir ada bazında inceleme yapılarak, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu saptanmamıştır.
Açıklanan nedenle; mahkemece, önceki bilirkişi dışında … orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla davalı taşınmaza yakın ve komşu taşınmazların ortak yapılacak keşfinde, dava konusu parselin bulunduğu adayı kapsacak şekilde, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı uygulanmak

suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte en az bir ada bazında gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınarak, taşınmazın eylemli durumu raporda açıklanmalı, keşif sırasındaki hakim gözlemi tutanağa geçirilmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17/04/2005 günü oybirliği ile karar verildi.