Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/17254 E. 2023/3557 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17254
KARAR NO : 2023/3557
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı yasaya aykırılık
KARAR : Mahkumiyet (hükmün açıklanması)

6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanık …’ın 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararının 08.09.2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2021 tarih ve KYB-2021/95090 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2021 tarih ve KYB-2021/95090 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ” 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında belirlenen suç ve cezalar nazara alınmadan yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu’nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; sanık …’ın yokluğunda verilen Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararının sanığın son katıldığı duruşmada bildirdiği adres ” …” olduğu halde önce ” …” ye tebliğ edilip tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği ve hükmün usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.