Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/916 E. 2023/2105 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/916
KARAR NO : 2023/2105
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesatın tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların müşterek malik olduğu 126 ada 26 ve 131 parsel sayılı taşınmazlar hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu açıklayarak, taşınmaz üzerindeki üzüm bağının vekil edenlerine aidiyetin tespitine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalılar; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla (özetle); dava konusu muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili özetle; dava konusu 126 ada 26 ve 131 parsel sayılı taşınmazlarda gerek …’a ait hisseler ile gerekse ……’ya isabet eden hisseler üzerinde çekirdeksiz yüksek sistem üzüm bağı yetiştirdiklerini, davacıların verim aşamasına gelen üzüm bağının tüm teknik donanımlarını da tesis ettirdiklerini, davacıların her iki taşınmazdaki hisseleri üzerinde yetiştirdikleri üzüm bağı için öncelikle yer tesviyesi ve düzenlemesi, bağ çubuklarının dikimi, yüksek sistem tesisi ve sulama sisteminin oluşturulması işlemlerini yaptıklarını, her iki taşınmazdaki muhdesatın tamamının davacılara ait olduğunu, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları, toplanan delillere göre davaya konu muhdesatın davacı müvekkillerine ait olduğunun açıkça anlaşıldığını belirterek, istinaf incelemesi sonunda mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın muhdesat tespiti istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan keşif, tarafsız mahalli bilirkişi beyanları, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu çerçevesinde, dava konusu taşınmazlar üzerindeki üzüm bağı şeklindeki muhdesatın davacılar tarafından değil, davacı …’ın oğlu … tarafından yapıldığı, davacıların herhangi bir katkılarının bulunmadığı, davacıların davalarını ispat edemedikleri, davanın devamı sırasında davacı …’ın vefatı üzerine mirasçısı sıfatıyla oğlu …’ın davada davacı tarafta yer aldığı anlaşıldığından, bu yönüyle ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine dair kurulan hükümde yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava konusu 126 ada 26 ve 131 parsel sayılı taşınmazlarda gerek …’a ait hisseler ile gerekse ……’ya isabet eden hisseler üzerinde çekirdeksiz yüksek sistem üzüm bağı yetiştirdiklerini,

2. … davacılar…ile …’ın kardeş olduğunu,

3. …’ın muris…’in oğlu diğer …’in ise yeğeni olup bağ dikiminin onların nam ve hesabına … tarafından yapıldığını,

4. Bu durumun tanık beyanlarına yansıdığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olmadığını,

5. Verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, tanık ifadelerindeki üslup ve içerik birliğinin sağlanmadığını ve hakimin davayı aydınlatma görevini yerine getirmediğini,

6. …’in … babası ve halasına yardım etmesinin dava konusu üzüm bağlarının… ve …’e ait olduğu gerçeğini değiştirmediğini,

7. Halil’in vefatı üzerine birinci derece mirasçı olacak …’in üzüm bağlarının dikimi esnasında babasına yardım etmesi kadar olağan bir şey olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Bütünleyici parça” kenar başlıklı 684 nci maddesi,

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Taşınmaz mülkiyetinin içeriği” ve “Kapsam” kenar başlıklı 718 nci maddesi

4. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhtesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhtesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhtesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724, ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.