YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9939
KARAR NO : 2023/393
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası , 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2018/10704 Esas, 2019/6814 Karar sayılı kararı ile
“Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 87/3. maddesine göre yapılan arttırımın, TCK’nin 3. maddesine göre orantılı olduğu anlaşıldığından tebliğnamenin bir numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.04.2014 tarihli raporda, burunda sola deviasyon, grafide burun kemiğinde fraktür olduğu ve nazal septum açıklığı sola açık şekilde deviye olduğunun belirtilmiş olmasına göre, mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilerek yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığı hususunda kesin raporu aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın, kardeşi olan mağduru, TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan demir sopa ile kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek temel ceza tayininde, TCK’nin 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
” nedeniyleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/273 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası , 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 06.10.2022 tarihli ve 2021/126842 sayılı, hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Sanığın suç işlemediğine beraatine karar verilmesine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun kardeş oldukları, olay tarihinden önce aralarında araba alışverişi olduğu, bu hususta çıkan anlaşmazlık nedeniyle olay günü tartıştıkları, sanığın, kardeşi mağdura eli ve demir sopa ile vurmak suretiyle elmacık kemiği ve burnunda orta (3) derecede kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, kardeşi mağdura demir sopa ile vurmadığını, eli ile vurduğunu beyanla suçlamayı bu haliyle kabul etmiştir.
3. Mağdurun aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Olayın görgü tanığı bulunmamaktadır.
5. Sanığın eylemi sonucu mağdurun yaralanmasına ilişkin;
a) Eyüp Devlet Hastanesi’nce düzenlenen 01.08.2013 tarihli;
“Burun sırtında 1cm kesi, burunda sola deviasyon, sol ön kol dış yanda 4cm kesi, sağ medialinde hematom ve hassasiyet, sol bacak arka kısımda 4x4cm ekimoz, üst ön sol kesici dişte kanama olduğu, grafide burun kemiğinde fraktür olduğu”
b) Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 02.08.2013 tarihli;
“Burunda şekil bozukluğu, nazal fraktür tespit edildiği”
c) Adli Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 16.04.2014 tarihli;
“Kişide tanımlanan yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3- Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak olarak sınıflandırıldığında, kişide saptandığı belirtilen kırığın, hayat fonksiyonlarını ÜÇ (3) ORTA derecede etkileyecek nitelikte olduğu”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Yönünden
Sanığın üzerine atılı suçlamaya yönelik tevilli ikrarı, mağdurun anlatımları ve mağdur hakkında düzenlenen adlî muayene raporları karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra bozma öncesi hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle infazın 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde “neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. Sanığın, mağdura yönelik eylemini 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre silahtan sayılan demir sopa ile işlediği kabul edilerek kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre artırım yapılırken (e) bendinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında ifade edildiği üzere sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yapılan arttırımın, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre orantılı olduğu anlaşılmış olup kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden bu hususta Tebliğname görüşüne de iştirak olunmamakla birlikte hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-1) ve (B-2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/273 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün altı numaralı fıkrasında yer alan “neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “infazın 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yerine getirilmesine” ifadesinin eklenmesi, hükmün üç numaralı fıkrasında “TCK’nun 86/3-a” ibaresine “e” harfinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.