Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8063 E. 2023/1170 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8063
KARAR NO : 2023/1170
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 tarihli ve 2015/35998 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/549 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç kastının olmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmamasına, eylemin aynı Kanun’un 160. maddesi kapsamında kaldığına, yine aynı Kanun’un 168. maddesinin uygulanması gerektiğine ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.21.11.2015 tarihinde saat 18:00 civarında sanığın mağdura ait … yerinde prizde takılı olan cep telefonunu aldığı, daha sonra bir tabure üzerine oturduğu ve biraz etrafına bakındıktan sonra sağ tarafına doğru eğilerek yerden aldığı cep telefonunu ile olay yerinden ayrıldığı mağdurun sanığı aramaya başladığı, daha sonra Beyazıt tramvay durağı civarında görüp yakaladığı, böylelikle eylemin sabit olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, telefonu kafeteryanın önünde bulduğunu, daha sonra sahibine iade etmek üzere kafeteryaya geldiği esnada şahısların kendisini hırsızlık ile suçladığını beyan etmiştir.
3. Şikâyetçi kolluktaki ifadesinde, telefonun çalındığını anlaması üzerine sanığı aramaya başladığını ve Beyazıt tramvay durağında yakaladığını beyan etmiştir.
4. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafiinin eylemin 5237 sayılı Kanun’un 160. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yönünden, şikayetçi tarafından … yeri önüne şarj edilmek üzerine bırakılan cep telefonunun sanık tarafından alındığı olayda, sanığın cep telefonunu … yerinde bulunan çalışanlara ya da müşterilere ait veya unutulmuş olabileceğini bilebilecek durumda olduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemenin uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık müdafiinin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yönünden, şikayetçinin hırsızlık olayını fark edip, sanığı araması ve yakalaması sonucu sanığa ulaşıldığı, sanığın yakalandığında elinde bulunan telefonun kolluk ekibince alınarak şikayetçiye tesliminin rızai teslim kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak;
4.Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporuna göre, şikâyetçinin telefonu bıraktığı yerin bina veya eklentisi konumunda olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından, mahkemece şikâyetçiden olay yerinin mahiyeti sorularak ve gerektiğinde olay yerinde keşif de yapılarak araştırma yapılması, yapılacak araştırma sonucuna göre telefonun çalındığı yerin bina veya eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti hâlinde sanık hakkında TCK’nın 142/2-h. maddesinin, bulunmadığının tespiti hâlinde ise TCK’nın 141/1 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/549 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.