YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8549
KARAR NO : 2023/1240
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, başka suçtan hükümlü olup son duruşmada hazır edilen ve yüzüne karşı verilen 29.04.2016 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, süresinden sonra yapılan 10.05.2016 tarihli sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2015 tarihli ve 2015/3476 Soruşturma, 2015/1662 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 168/1, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; markete girme amacının hırsızlık olmadığına, mağdur ile girdiği polemik sonucu bu olayın yaşandığına ve sonrasında iade ettiği için çıkar sağlama amacının bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine, malın değerinin az olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, sanığın olay günü öğle saatlerinde mağdurun işletmekte olduğu markete geldiği, sanığın market içerisinde dolaşmaya başladığı, mağdura birkaç içki şişesi göstererek fiyatlarını sorduğu, mağdurun başka işlerle ilgilendiği esnada da sanığın mağdurun işyerinde bulunan 50 cl . marka viskiyi şortunun arka tarafına doğru koyduğu, tişörtüyle de şişeyi kamufle ettiği, sonra market içerisinde biraz daha dolaşarak marketten ayrıldığı, akabinde birkaç kez daha market içerisine girip çıktığı, yine mağdurun başka müşteriler ile ilgilenmesinden istifade ederek tezgahın üzerine konulmuş olan belirlenemeyen miktarda birayı aldığı ve marketten ayrıldığı, tespit edilerek hüküm kurulmuştur.
2. Kolluk tarafından 19.05.2015 tarihinde tanzim olunan CD İzleme Tutanağında; görüntülerdeki şahsın sanık … olduğunun asayiş ekiplerince tespit edildiği, 18.05.2015 tarihinde sanığın saat 14.12’de markete geldiği, o esnada mağdurun kasada olmadığı, bunu fırsat bilen sanığın kasaya doğru eğildiği ancak sonrasında mağduru görünce herhangi bir şey alamadığı, daha sonra sanığın raftan 50 cl’lik Black Label marka viskiyi arka tarafına şortunun içine soktuğu ve sonrasında bu şişeyi tişortü ile kapattığı ve saat 14.16’da marketten ayrıldığı, sanığın saat 14.31’de tekrar markete geldiğinde dışarıdaki dolaptan aldığı şeyi masanın üzerine bıraktığı ve marketin içerisinde gezdikten sonra sanığın daha önceden masaya bıraktığı şeyi alarak marketten ayrıldığı belirtilmiştir.
3. Sanığın soruşturma aşamasında uyuşturucu etkisi altında kaldığını ve olayı hatırlamadığını, görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu, savcılık huzurunda viski çaldığını ancak bira çalmadığını ifade ettiği, mahkeme huzurunda da alkolün etkisi ile yaptığını ancak hırsızlık kastının bulunmadığını savunduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdurun, 50 cl viskinin 93,00 TL olduğunu, biranın adedinin ise 4,5 TL olduğunu ancak kaç tane bira çalındığını tespit edemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; her ne kadar sanık hırsızlık amacının olmadığını savunmuş ise de, tüm dava dosyası kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen tutanağa, sanığın eylemi kabul etmesine, tüm dosya kapsamına ve olayın oluş şekline göre, eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin “Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklinde düzenlendiği, kanun maddesinin hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel aldığı, somut olaya baktığımızda suça konu viskinin 93,00 TL, bir adet biranın ise 4,5 TL olduğu, bu haliyle her ne kadar değeri az kabul edilecek olsa da, katılanın aşamalarda alınan beyanlarında ne kadar bira çalındığını tespit edemediğini beyan ettiği ve kamera görüntülerinden de bu hususun netleştirilemediği dikkate alındığında, miktarı belirlenemeyen biranın çalındığını kabul eden ve ilgili madde hükümlerini uygulamayan mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/553 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.