YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12933
KARAR NO : 2023/1719
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/120 Esas, 2013/216 Karar
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2012/120 Esas, 2013/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan aynı Kanun’un 158 inci maddesi birinci fıkrası (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 52 nci maddesi uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ve 1.736.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın alacaklı olduğu, bu sebeple hakkında 5237 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nun; katılan … Gülmez’in 25.06.2006 tarihinde vefat eden babası …’in imzasını taklit etmek suretiyle …’e ait çek hesabından Oyakbank Urla Şubesine ait 20.11.2006 keşide tarih ve 2.450,00 YTL bedelli çek ile 19.11.2006 keşide tarihli ve 866.000.00 YTL bedelli çeki sahte olarak oluşturduğu, 20.11.2006 keşide tarihli 2.450,00 YTL bedelli çeki Oyakbank Urla şubesine ibraz ederek bedelini tahsil ettiği, 19.11.2006 keşide tarihli 866.000.00 YTL bedelli çeki ise Urla İcra Müdürlüğünün 2007/60 Esas sayılı dosyasından icra takibine koydurduğu iddia ve kabul olunmuştur.
2. 25.11.2006 tarihinde vefat eden …’in tek mirasçısının katılan … olduğuna dair mirascılık belgesi dosyada bulunmaktadır.
3. Urla Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2008/29 sırasında, 19.11.2006 keşide tarihli, 4774964 seri numaralı ve 866.000,00 YTL bedelli çek, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2008/27 sırasında; 20.11.2006 keşide tarihli, 4774956 seri numaralı ve 2.450,00 YTL bedelli çek kayıt altına alınmıştır.
4. Sanık davaya konu çeklerin tarafınca kullanıldığını kabul etmiş, vefat eden …’ın hayattayken çekleri kendisine alacağına karşılık verdiğini beyan etmiştir.
5. Bilirkişi … tarafından düzenlenen 25.06.2007 tarihli rapora göre; …’in tüm kurumlardaki imza ve yazı örnekleri toplanarak suça konu 19.11.2006 keşide tarihli 866.000,00 YTL bedelli çekteki keşideci adına atılı imzanın …’in eli ürünü olmadığı, tespit edilmiştir.
6. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 05.10.2007 tarih ve BLG-2007/3820 sayılı ekspertiz raporuna göre; suça konu 19.11.2006 keşide tarihli ve 866.000,00 YTL bedelli çekteki keşideci imzasının …’in eli ürünün olduğu, tespit edilmiştir.
7. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulunca (Fizik İhtisas Dairesi içinde Genel Kurul kabul edilen) tanzim edilen 15.01.2008 tarihli rapora göre: Her iki çekteki imzanın, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptanmadığından, söz konusu imzaların …’in eli ürünü olmadığı, tespit edilmiştir.
8. 11.02.2008 tarihli Adli Tıp Uzm. Dr. Humman Şen, Adli Tıp Uzm. Dr. Mustafa Uzun, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden emekli Uzm. Hüseyin Şahin tarafından hazırlanan üç kişilik bilirkişi raporuna göre; suça konu 19.11.2006 keşide tarihli, 4774964 seri numaralı ve 866.000,00 YTL bedelli suça konu çekin ön yüzündeki “…” okunur matbu isim-soyad yazısı altına atılmış keşideci imzasının …’in eli ürünü olduğu, tespit edilmiştir.
9. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulunca (Fizik İhtisas Dairesi içinde Genel Kurul kabul edilen) tanzim edilen 11.03.2008 tarihli rapora göre; her iki çekteki imzanın, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, söz konusu imzaların …’in eli ürünü olmadığı, tespit edilmiştir.
10. 03.07.2008 tarihli Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanları….ve …tarafından hazırlanan üç kişilik bilirkişi raporuna göre; Oyakbank Urla Şubesine ait, “Urla-19.11.2006” keşide yer ve tarihli, keşidecisi “…” olan, “…” emrine yazılı, 866.000.00 / sekizyüzaltmışaltıbin YTL meblağlı, 4774964 seri numaralı çekin ön yüzünde atılı bulunan keşideci imzasının …’in eli mahsulü olduğu, tespit edilmiştir.
11. Bilirkişi Dr. Lokman Eğilmez tarafından düzenlenen 14.11.2008 tarihli rapora göre; “Tutanak ve Ödeme Protokolüdür” başlıklı belgedeki … adına atılı imzanın yapılan grafolojik incelenmesinde …’e ait karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla aralarında uygunluk ve benzerlikler göstermediği anlaşıldığından inceleme konusu belgedeki imzanın …’in eli ürünü olmadığı, sahte mahiyette atılmış olduğu, tespit edilmiştir.
12. Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanları … ve …’ın 06.07.2009 tarihli raporuna göre; suça konu 19.11.2006 keşide tarihli, 4774964 seri numaralı ve 866.000 YTL bedelli çekin ön yüzündeki …’e atfen atılmış olan keşideci imzasının, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla …’in eli ürünü olmadığı, tespit edilmiştir.
13. Sanık müdafiisi tarafından sunulan; sanık ve … arasındaki 20.02.2002 tarihli çek keşide etme yetkisi içermeyen vekaletname örneği ve …’ e para havalesi yaptığına dair iki adet 86.000,00 ve 200.000,00 Euro gönderimine dair dekontlar dosya arasındadır.
14. Sanık ile katılanın icra takipleri, imza itirazı davası ve menfi tespit davasından feragat edecekleri yönünde sulh olduklarına dair 31.08.2009 tarihli Sulh Protokolüdür” başlıklı fotokopiden ibaret belge sanık müdafii tarafından sunulmuş, dosya arasına alınmıştır.
15. Mahkeme, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2012/120 Esas, 2013/216 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Hüküm Yönünden
2.450,00 TL meblağlı bankadan tahsil edilen çekin 27.11.2006 tarihinde bankaya ibraz ile tahsilinin sağlandığı, 866.000,00 TL meblağlı çekin ise Urla İcra Müdürlüğünce 2007/60 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenip iade edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen suç tarihinin tespiti yönünden, bu takibinin bir suretinin dosya arasına alınmadığı gibi dosya inceleme tutanağının da düzenlenmemiş olması nedeniyle, takibin hangi tarihte başlatıldığının dosya arasından anlaşılamaması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı için esas alınabilecek en aleyhe tarih olan katılanın suçu ve suçluyu öğrenip Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğu şikâyet tarihi 26.06.2007 tarihi esas alınarak yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır
2. Dosya kapsamına göre; 26.06.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2012/120 Esas, 2013/216 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2013 tarihli ve 2012/120 Esas, 2013/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.