Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18905 E. 2023/1800 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18905
KARAR NO : 2023/1800
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/395 E., 2015/176 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2015 tarihli ve 2014/395 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesi, 62 nci madesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 10 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, herhangi bir menfaati olmadığına, lehe hususların uygulanmadığına ilişkindir.
2. Sanık …’ın herhangi bir temyiz sebebi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. …LTD şirketinin saha elemanı olarak çalışan sanık … ile suç tarihinde katılanın eşi olan sanık …’in iştirak iradesi içinde daha önce katılanın da bilgisi dahilinde alınmış olan ve sanık …’in kullanımında olan 0 554 694 (..) (..) numaralı hattı katılanın bilgisi dışında başka bir GSM şirketine katılana ait kimlik fotokopisi de kullanılarak taşımaları eylemi nedeniyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Katılanın, evli olduğu süreçte adına alınan hattın eşi tarafından kullanıldığını, ancak daha sonra haberi olmaksızın hattın başka bir GSM şirketine taşındığını, 810,00 TL borç tahakkuk ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda suça konu belgedeki imzanın sanık …’e ait olduğunun bildirildiği, kovuşturma aşamasında fatura bedelinin ödendiğine ilişkin makbuz sunulduğu anlaşılmıştır.
5. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan beyanı, bilirkişi raporu, suça konu belge ve tüm dosya kapsamına göre özel belgede sahtecilik suçundan ek savunma hakkı da tanınarak sanıkların atılı suçları işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
2. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez”, dördüncü fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanıkların eylemlerinin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında kaldığı gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 nci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
…LTD şirketinin saha elemanı olarak çalışan sanık … ile suç tarihinde katılanın eşi olan sanık …’in iştirak iradesi içinde daha önce katılanın da bilgisi dahilinde alınmış ve sanık …’in kullanımında olan 0 554 694 (..) (..) numaralı hattı katılanın bilgisi dışında başka bir GSM şirketine, katılana ait kimlik fotokopisi de kullanılarak taşınması eyleminde; kullanılan hattın dosya kapsamındaki beyanlara göre başından itibaren katılanın bilgisi dahilinde kullanılması, katılanın hattın iptaline yönelik bir başvurusunun bulunmaması, daha önce ödemelerin aksatıldığına dair bir iddianın da olmaması karşısında, atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A ve B bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2015 tarihli ve 2014/395 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.