Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18061 E. 2023/1836 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18061
KARAR NO : 2023/1836
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/408 E., 2015/74 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakkalbaşıoğlu Süt Ürünleri Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, bankanın maddi varlığı olan çek yaprağının sahte olarak tanzim edilerek ticari alışveriş esnasında haksız menfaat temin etmek amacıyla kullanılması gerektiği, suçtan zarar gören kişinin çek yaprağı sahibi olan keşideci değil, sahte çeke güven duyarak bedelini alamayan kişi olduğu, bu açıklama kapsamında sanığın çekin lehtarı Bakkalbaşıoğlu Süt Ürün. San. ve Tic. A.Ş.’ye yönelik hileli bir davranışının bulunmadığı, bu nedenle dolaylı zarar gören olarak kabul etmek gerektiği, sanık tarafından hileli davranışın katılan …’a yönelik olduğu gözetilerek katılan şirket vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, katılan şirket vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/408 Esas, 2015/74 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yılı hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; verilen cezanın az olduğuna,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında
Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine dair yeter delil bulunmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan şirketin Niğde ilinde bulunan iş yerinden 01.07.2012 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında çok sayıda müşteri çeki, bono ve bir miktar paranın çalındığı, çalınan müşteri çeklerinden 12.09.2012 keşide tarihli, 4.631,00 TL bedelli, Bakkalbaşıoğlu Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine keşide edilmiş çekin … tarafından icra takibine konu edildiği, başlatılan soruşturma kapsamında, …’ün suça konu çeki alacağına karşılık katılan …’dan aldığını beyan ettiği, …’ın da çeki sanık …’dan olan alacağına karşılık aldığını ve çekin … tarafından getirildiğini ifade ettiği, …’in de bu beyanı doğruladığı, sanık …’nın çalıntı çeki bir şekilde ele geçirerek sahte kaşe basıp imzalayarak katılan …’a verdiği ve bu kişiden para aldığı, bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarını aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla temyize konu kamu davası açılmıştır.
2. Katılan … beyanında, suça konu çeki ticari ilişki sonucu katılan …’den aldığını, tahsil için bankaya ibraz ettiğinde çalıntı olduğu söylenerek ödeme yapılmadığını, kendisinin de icra takibi başlattığını, çek karşılığı ödenmediği için şikâyeti olduğunu ifade etmiştir.
3. Katılan … beyanında, suça konu çeki aralarında ticari ilişki bulunan metal ve plastik hurda alım satım işi yapan sanık …’dan borcuna karşılık aldığını, çeki … isimli şahıs ile gönderdiğini, çekin arkasında …’ın cirosunun bulunmadığı için …’in ciro yapmasını istediğini beyan etmiştir.
4. Sanık … savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, suça konu çeki herhangi birine vermediğini ve kullanmadığını, katılan …’nin beyanlarını kabul etmediğini, kimseden çek almadığını ve göndermediğini, …’i tanıdığını, ancak beyanlarını kabul etmediğini beyan etmiş, soruşturma aşamasında ise, çekle bir ilgisinin bulunmadığını, … ve …’yi tanıdığını, …’i bir arkadaşının yanında gördüğünü, kendisiyle üç kez görüştüğünü, herhangi bir alışverişi ve samimiyetinin bulunmadığını, …’yi ise çek bozdurduğu için tanıdığını, ancak ikisinin de ifadelerini kabul etmediğini belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Tanık … soruşturma aşamasında alınan beyanında, çeki işsiz olduğu bir dönemde kendisine yardımcı olacağını söyleyen … isimli şahıstan aldığını, … ile Aksaray’da bir kafede tanıştıklarını, öğrendiği kadarıyla çek senet işleriyle uğraştığını, sanık …’ın çekin arkasını ciro etmesini ve çeki kırdırması için …’ye götürmesini istediğini, çeki …’dan alıp arkasını ciro ederek …’ye götürdüğünü, çek karşılığında 3.000,00 TL para aldığını ve …’a verdiğini, çekin sahte ve çalıntı olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
6. 01.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda, çekin arka yüzünde ikinci ciranta hanesindeki … ibareli el yazıları ve atılı bulunan imzanın adı geçen şahsın elinden çıktığı, ikinci ciranta el yazıları ve imzası dışında kalan diğer el yazıları ve imzaların sanık …, … ve … isimli şahısların eli ürünü olduğuna dair kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden yeterli ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
7. Tanık … Erbay’a ulaşılamadığından dinlenmesinden vazgeçilmiştir.
8. Yargılama sonucunda, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan suça konu çekin önceden doğan borca karşılık verilmesi nedeniyle unsurları oluşmayan suçtan beraatine, resmi belgede sahtecilik yönünden ise, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle şikâyetçi şirket vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan şirket vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Şikâyetçi Şirket Vekilinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2013/408 Esas, 2015/74 Karar sayılı kararında katılan şirket vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.