YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4143
KARAR NO : 2023/1938
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/482 E., 2015/609 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme; defter, kayıt ve belgeleri gizleme
SUÇ TARİHLERİ : 2010, 2011 ve 2012 takvim yılları; 13.12.2012
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrasına göre eski hale getirme talebi hakkında inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması nedeniyle sanık … hakkındaki eski hale getirme talebinin reddine ilişkin 27.11.2015 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığında 27.11.2015 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede:
Sanık …’in yokluğunda verilip 10.10.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği (sanık …’in temyiz isteği dışında) temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 Tarihli ve 2014/482 Esas, 2015/609 Karar sayılı Kararı ile
1. Sanık … Hakkında
a) 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanıklar … ve … Hakkında
a) 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
b) 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca beşer yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … Hakkında
a) 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b) 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca hükmolunan 15 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar hakkında kurulan beraat ve sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olup mahkûmiyete yeterli delil elde edilemediğine, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, savunma hakkının kısıtlandığına, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hatalı olduğuna,
3. Sanıklar … ve …’in temyiz istekleri; haklarında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olup yüklenen suçu işlemediklerine,
4. Sanık …’in temyiz isteği; gerekçeli kararın eşine tebliğ edildiği hâlde eşinin kendisine haber vermediğine, temyiz hakkını kullanmak istediğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık …’in Temyiz İsteği Yönünden
Sanık …’in yokluğunda verilip 10.10.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu; hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme, sanıklar … ve … Hakkında 2011 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçlarından Kurulan Beraat ve Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik
1. Sanıkların ortağı ve yetkilisi oldukları Çalış Yapı İnşaat Malzemeleri Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi suçu raporunda sanıkların sorumlu oldukları dönemler itibarıyla sahte fatura düzenleme suçunu işlediklerinin belirtilmesi, iddianamede sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ettiklerine dair bir anlatımın bulunmaması, kovuşturma aşamasında alınan 01.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda ele geçen faturalar üzerindeki yazı ve imzaların sanıkların eli mahsulü olmadıklarının belirtilmesi, Bs-Ba bildirim formlarına göre 2011 takvim yılında düzenlenen en son tarihli faturanın Ağustos ayına ait olduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemenin beraat hükümlerine yönelik kabûlünde hukuka aykırılık görülmemiş ise de; zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, en aleyhe kabulle 31.12.2010 olan suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
4. Sanıklar … ve … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … Hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin sanık … yönünden 02.10.2014, sanık … yönünden 17.11.2014 ve sanık … yönünden 08.12.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında 2010 ve 2011 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Düzenleme, Sanık … Hakkında 2011 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme ve Sanık … Hakkında Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçlarından Kurulan Beraat ve Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik
1. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden; sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.06.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
2. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden; Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
Anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Sanık …’in Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar … ve … Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme, sanıklar … ve … Hakkında 2011 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet ve Beraat Hükümlerine Yönelik
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/482 Esas, 2015/609 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan/olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık … Hakkında 2010 ve 2011 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Düzenleme, Sanık … Hakkında 2011 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme ve Sanık … Hakkında Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçlarından Kurulan Beraat ve Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/482 Esas, 2015/609 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, sanık … müdafii ve sanık …’nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.