Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13736 E. 2023/2310 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13736
KARAR NO : 2023/2310
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/626 E., 2018/138 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum veya kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 01.11.2017 tarihli ve 2016/4762 Esas, 2017/22086 Karar sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/626 Esas, 2018/138 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEBİ:
1. Sanık …’in temyiz isteği; yüklenen suçlarla alakasının olmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına ve yüklenen dolandırıcılık suçunun oluşmadığına,
2. Sanık …’in temyiz isteği; yüklenen suçları işlemediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, yüklenen suçlarla alakasının olmadığına,
3. Sanık …’ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri; varsayım üzerine hüküm kurulduğuna, sanığın yüklenen suçlarla alakasının olmadığına,
5. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırmayla karar verildiğine, yüklenen suçlarla ilgisi olmayan sanığın sübutu kabul edilen eylemlere ne şekilde iştirak ettiğinin açıklanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …, katılanın eşi olan ve 2008 yılında vefat eden ..(…) ile 2007 yılında vefat … Serdar Yıldırım Şenal’in (…) kardeş oldukları ve üzerinde davaya konu (1) numaralı bağımsız dairenin de bulunduğu taşınmazda her birinin 1/3 oranında hissesi olup iştirak hâlinde malik oldukları, sanık …’in diğer sanıkların bilgisi dahilinde suça konu vekaletnameyi kullanarak tapuda Yılmaz’a ait görünen 1/3 oranındaki hisseyi …’in üzerine devir ve tescil ettirdiği, sonrasında taşınmaz üzerinde yapılan binanın zemin katında bulunan (1) numaralı bağımsız bölümün maliki olduklarının söylenmesi üzerine katılan ve eşi Yılmaz’ın söz konusu daireye yerleştikleri ancak tapuda katılan ve/veya eşi adına devir ve tescil edilmesi gereken dairenin başkaları adına devir ve tescilinin sağlandığı, iştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Söz konusu taşınmaz yönünden tapu müdürlüğü ve belediyede yapılan işlemlere ilişkin dosya arasında onaylı örnekleri bulunan belgelere göre;
a) 09.09.2004 tarihinde … ile birlikte tapu müdürlüğüne müracaat eden sanık …’in Eskişehir 1. Noterliğince düzenlenmiş görünen 20.03.1995 tarihli ve 38430 sayılı vekaletnamedeki yetkiye dayanarak …’ın 1/3 oranındaki hissesini …’e satış yoluyla devretmesi üzerine sanık …’in 1/3, …’in ise 2/3 oranında hisselerle taşınmaza malik oldukları,
b) Sanık … ve …in ortak oldukları taşınmazı 02.03.2005 tarihinde sanık …’a satış yoluyla devrettikleri, sanık …’ın ise 02.12.2005 tarihinde sanık …’a satış yoluyla devrettiği, taşınmazın tapuda sırasıyla…. ve … adına tescil edildiği,
c) Taşınmaz üzerinde yapılan inşaata ilişkin düzenlenen 09.02.2006 tarihli yapı ruhsatında yapı sahibi olarak sanık …’ın, müteahhit olarak sanık …’in isim ve imzalarının bulunduğu,
d) Kat irtifak tesisine ilişkin işlemlerin, noterlikte düzenlenen vekaletname ile sanık … tarafından verilen yetkiye dayanılarak sanık … tarafından yerine getirildiği,
e) Sanık …’ın 15.01.2008 tarihinde …e satış yoluyla devrettiği taşınmazın sırasıyla 23.05.2008 ve 20.08.2010 tarihlerinde Yusuf Özdoğanlı ve Salih Açıkgöz adına satış yoluyla devir ve tescil edildiği,
Anlaşılmıştır.
3. Eskişehir 1. Noterliğinin 09.04.2013 tarihli ve 2013/163 sayılı yazısına göre, suça konu 20.03.1995 tarihli ve 38430 sayılı vekaletnamenin sahte olduğu; Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 11.10.1990 tarihli sağlık kurulu raporu ile paranoid şizofreni teşhisi konulan Yılmaz’ın 1991 yılında polis memurluğundan malülen emekli edildiği anlaşılmıştır.
4. Katılan aşamalarda özetle, söz konusu dairenin bulunduğu taşınmazın tapusunun sanık …, eşi Yılmaz ve kayın biraderi …’in üzerine olduğunu, eşi adına olan hissenin devredildiğini sonradan öğrendiğini, daireye eşi ölmeden önce taşındıklarını, sanık …’in söz vermesine rağmen dairenin tapusunu alamadıklarını, sonrasında dairenin başkası üzerine devir ve tescil edildiğini öğrendiğini beyan etmiştir.
5. Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle; ağabeyi Yılmaz’dan aldığı vekaletnameye dayanarak Yılmaz’ın hissesini kardeşi …’e devrettiğini, kendi hissesini devrettiğinde sanık …’in de tapu müdürlüğüne geldiğini, taşınmazı kat karşılığı müteahhide verdiklerini, kardeşi …’in sanık … ile anlaştığını, daha sonra yapılan işlemlere ilişkin bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
6. Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle; sanık …’in yanında işçi olarak çalıştığını, sanıklar …ve …’ın arkadaş olduklarını, sanık …’in isteği üzerine taşınmazı tapuda devralıp sanık …’a devrettiğini, devir işlemleri sırasında para alışverişi olmadığını, taşınmaz sahiplerinin sanık … ile kat karşılığı anlaştıklarını beyan etmiştir.
7. Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle; …’ten satın aldığı taşınmazı kat karşılığı sanık …’e verdiğini beyan etmiştir.
8. Sanık … aşamalarda özetle; sanık …’ın taşınmazı …’ten satın aldığını ve kat karşılığı kendisine verdiğini, beyan etmiştir.
9. Sanık … aşamalarda özetle; babası olan sanık …’in yanında çalıştığını, evrak işlerini takip edebilmesi için adına vekalet çıkartıldığını beyan etmiştir.
10. Aziz Özer soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından tanık sıfatıyla alınan ifadesinde özetle; söz konusu daireyi sanık …’den satın aldığını beyan etmiştir.
11. Mahkemece sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ederek yüklenen suçları işledikleri kabul edilip mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

III. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve …’in yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen 765 sayılı Kanun’un 342 nci maddesinin ikinci fıkrasında (5237 sayılı Kanun’un 204/1-3) düzenlenen “Kanun Hükmü Gereği Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Olan Belgede Sahtecilik” suçunun Kanun’daki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 09.09.2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/626 Esas, 2018/138 Karar sayılı kararında öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2017/626 Esas, 2018/138 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanıklar …, … ve …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.