Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/7199 E. 2023/2294 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7199
KARAR NO : 2023/2294
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/297 E., 2022/225 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi düşme, kısmi onama

Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden, sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısı için temyiz süresi bir hafta olduğu, Cumhuriyet savcısının katıldığı duruşmada verilip 11.03.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme karşı bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 05.04.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı belirlenmiştir.

Katılan vekilinin temyizi yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2015 tarihli ve 2014/222 Esas ve 2015/33 Karar sayılı kararı ile; dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2015 tarihli ve 2014/222 Esas ve 2015/33 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/5229 Esas, 2020/1884 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanıkların savunmaları, katılan şirket vekilinin beyanları, banka ve kurum yazıları ile tüm dosya kapsamından, sanık …’in istifa ettiği 07.11.2013 tarihine kadar katılan şirketin müdürü olduğu, Wilmar International Limited isimli şirket tarafından 30.10.2013 tarihinde sanık …’e yazılan gönderide 14.10.2013 tarihli istifasının şirkete ulaştığını ve kendisinin görevinin 10.11.2013 tarihine kadar devam ettiğine yine o tarihe kadar ki çalışmalarından dolayı 70.000 USD tutarında ödeme gerçekleştirileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen sanık …’in kayın validesi olan diğer sanık … adına merkezi Amerika’da bulunan Monar isimli şirkete 21.10.2013 tarihinde 2.750.000 dolar para transferi gerçekleştirmiş olması bunun üzerine katılan şirket tarafından sanıklar hakkında 19.11.2013 tarihinde şikayette bulunulması üzerine sanık … tarafından katılan şirket aleyhine işçi alacaklarından kaynaklı 27.11.2013 tarihli davayı açmış bulunduğu bu dava dilekçesinde savunmasında belirttiği şekilde halen 500.000 dolar alacağının olduğuna dair iddiasının bulunmayıp maaş ve ikramiyelerinden kaynaklı işçi alacaklarının bulunduğunu iddia etmiş olması ve taraflar arasındaki hukuk davasının UYAP kayıtlarından yapılan incelemede Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/539 Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmekte olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından mahkemece taraflar arasında mevcut hukuk davasının akıbetinin araştırılması, dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, bir suretinin dosya arasına konulması, yine şirketin defter, kayıt ve belgelerinin geçmişe dönük olarak incelenerek sanık …’in şirketteki sıfatı, yetkisi ve pay sahibi olup olmadığının şirketten alacağı olup olmadığının araştırılarak buna ilişkin üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak toplanan delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında açılan kamu davası üzerine Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/65 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararı ile sanığa atılı eylemlerin iddianamede belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunun yanında TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi karşısında mahkemece sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yerine dolandırıcılık suçundan beraat hükmü kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/297 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararı ile; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyizi; sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine,
2.Katılan vekilinin temyizi; sanıklara atılı suçların sübut bulduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan şirketin müdürü olarak görev yapan sanık …’in işten çıkartılacağını anlaması üzerine kayınvalidesi sanık …’nın üzerine olan merkezi Amerika’da bulunan Monar isimli şirketin alacaklı olduğuna dair fatura düzenleyerek katılan şirket hesabından 21.10.2013 tarihinde 2.750.000,00 USD parayı transfer etmek suretiyle uhdesine geçirdiğini, bu şekilde sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığını, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanık …’in eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçları kapsamında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini, sanık … hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz üzerine kaldırılması nedeniyle birleştirme talebiyle sanık … hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …, Vilmar şirketi yetkililerinin evine gelerek kağıt üzerinde Amerikada bir şirket kurulmasını istediklerini, içeriğini bilmediği belgeleri imzaladığını, olayla ilgisi ve bilgisinin bulunmadığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …, … Kimya ve Vilmar isimli şirkette uzun yıllar üst düzey şekilde çalıştığını, milyonlarca dolar yönettiğini, Monar şirketini, Wilmar Singapur merkezinin isteği üzerine Amerikada sanık …’nın üzerine kurduğunu, Wilmar şirketinin çalışma sistemine göre sürekli offshore ihtiyacı olduğunu, bu şirketin de bu amaçla kurulduğunu, kendisine ödemeleri gereken paranın vergilendirilmemesi için Monar şirketi aracılığıyla ödemeyi aldığını, atılı suçları işlemediğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
5. 21.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, … Kimya isimli şirketin Mersin … Bölgesi Garanti Bankası’ndaki hesabından 21.10.2013 tarihinde 2.750.000,00 Amerikan Doları, sanık Nuoreddıne tarafından sanık …’ya ait Amerikan merkezli Monar isimli şirketin hesabına gerçek olmayan faturalar karşılığında transfer yapıldığını, sanık …’nin şirket yetkililerinin yurt dışında olması nedeniyle şirkette temsil nedeniyle hissedar gözüktüğünü, onlar adına şirket çalışanı olduğunu, şirket ile aralarında iş davasının bulunduğunun bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemesince sanıklar hakkında atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle beraatlerine hükmedildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Cumhuriyet Savcısının Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede
Karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısı için temyiz süresinin bir hafta olduğu, Cumhuriyet savcısının katıldığı duruşmada verilip 11.03.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme karşı bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 05.04.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … Hakkındaki Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
1. Sanık … hakkında iddia edilen eylemin sanık …’nin eylemine iştirak olması nedeniyle atılı suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş olup sanık hakkında kurulan hükümde, sanıkların savunmaları, katılan vekilinin beyanı ile bilirkişi raporundan sanık …’nın sanık …’nin eylemine iştirak ettiğinin sabit olmaması nedeniyle verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Sanık … Hakkındaki Özel Belgede Sahtecilik Suçu ile Sanık Noureddine Tahır Hakkındaki Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü ve 207 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık Noureddın yönünden 14.04.2014, sanık … yönünden ise 21.10.2014 sorgu tarihleri olduğu ve bu tarihlerden, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
D.Sanık Noureddine Tahır Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanık savunmaları, katılan şirket vekilinin beyanları, banka ve kurum yazıları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından, sanık …’in istifa ettiği 07.11.2013 tarihine kadar katılan şirketin müdürü olduğu, Wilmar International Limited isimli şirket tarafından 30.10.2013 tarihinde sanık …’e yazılan gönderide 14.10.2013 tarihli istifasının şirkete ulaştığını ve kendisinin görevinin 10.11.2013 tarihine kadar devam ettiğine yine o tarihe kadar ki çalışmalarından dolayı 70.000 USD tutarında ödeme gerçekleştirileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen sanık …’in kayınvalidesi olan diğer sanık … adına merkezi Amerika’da bulunan Monar isimli şirkete 21.10.2013 tarihinde 2.750.000 dolar para transferi gerçekleştirmiş olması bunun üzerine katılan şirket tarafından sanıklar hakkında 19.11.2013 tarihinde şikayette bulunulması üzerine sanık … tarafından katılan şirket aleyhine işçi alacaklarından kaynaklı 27.11.2013 tarihli davayı açmış bulunduğu bu dava dilekçesinde savunmasında belirttiği şekilde halen 500.000 dolar alacağının olduğuna dair iddiasının bulunmayıp maaş ve ikramiyelerinden kaynaklı işçi alacaklarının bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında 21.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanığın … Kimya isimli şirketin Mersin … Bölgesi Garanti Bankası’ndaki hesabından 21.10.2013 tarihinde 2.750.000,00 Amerikan Dolarının, sanık … tarafından sanık …’ya ait Amerikan merkezli Monar isimli şirketin hesabına gerçek olmayan faturalar karşılığında transfer yapılması nedeniyle atılı suçu işlemesine rağmen mahkemece beraat kararı verilmesi nedeniyle,
2.Kabule göre de; suç tarihinin 21.10.2013 tarihi olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Cumhuriyet Savcısının Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/297 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/297 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık … Hakkındaki Özel Belgede Sahtecilik Suçu ile Sanık Noureddine Tahır Hakkındaki Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/297 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D.Sanık Noureddine Tahır Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/297 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyizi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.