Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1395 E. 2023/2054 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1395
KARAR NO : 2023/2054
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında öz kızı mağdure Esin’e çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/383 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/1118 Esas, 2022/1245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vkilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet kararının yerinde olmadığı, eksik araştırma ve inceleme yapıldığı, mağdurenin şikayetten vazgeçmesine rağmen bunun nazara alınmadığı, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; “Sanık kızı mağdura yönelik cinsel içerikli herhangi bir eylemi olmadığını, baba- kız ilişkisine özgü sevgi dokunuşları olduğunu, mağdurun annesi kaynaklı psikolojik sorunları olduğunu, mağduru sosyal medya kullanımı nedeniyle birçok defa uyardığını, mağdurun evden kaçtığını, kendisinin istemediği arkadaşlarıyla görüştüğünü savunmuş ise de;
Mağdurun son olayın yaşandığı Haziran ayında 24.06.2021 tarihinde anneannesini ziyaret için gittiği Tekirdağ ilinde anneannesine ait 3. kattaki evin balkonundan toprak zemine atlamak suretiyle intihar teşebbüsünde bulunması üzerine çocuk ile yapılan görüşmede intihar etme sebebi olarak babası sanık tarafından 5-6 aydır istismar edilmesinden kaynaklanan içindeki birikmişlik olduğunu anlatması üzerine olayın adli mercilere hemen intikal etmesi, Adli Görüşme Odasında uzman eşliğinde alınan beyanında babasının alkol bağımlısı olduğunu, kendisine karşı normalde sevgi göstermediğini, mağdura son bir yıldır ilgi göstermeye başladığını, ancak niyetinin farklı olduğunu anlatması, mağdurun olayın sıcaklığı ile uzman eşliğinde alınan ilk ifadeleri ile huzurda ilk celsede alınan ifadelerinin samimi ve tutarlı bulunması, mağdurun 21.01.2022 tarihli dilekçesinin ve bundan altı gün sonraki celsede ifadesini aksi yönde değiştirmesinin ailesinden ve çevresinden gördüğü baskı nedeniyle gerçekleştiği kanaatine dosya kapsamı ve mağdur vekilinin beyanları ile varılması, ATK raporunda mağdurun bulunduğu olayda beyanlarının itibar edilebileceğinin belirtilmesi, mağdur vekilinin mağdurun baskılar nedeniyle 3. celsede ifadesini değiştirdiği yönünde dilekçe sunması, mağdurun olayı halası …’na ve annesi müştekiye de anlattığı değerlendirildiğinde mağdurun anlatımlarına üstünlük tanınması gerektiğinin anlaşıldığı; bunların yanı sıra müştekinin, kızının babası tarafından …/ …’da bulunan ortak ikametlerinde cinsel istismara uğradığını kendisine de anlattığına dair, 2021 Mayıs’ında (2. olay) gece 02: 00 sıralarında kızı “Anne !” diye çığlık attığında salona gittiğinde sanığı salonda panik halinde sağa sola döner ve küfreder halde bulduğu, kızının ise hasta halde koltukta yatıyor olduğu, kızının “Al şu kocanı başımdan, bana dokunmasın” dediği, kızı 24.06.2021 tarihinde intihara kalkıştığında kendisine ona inanmadıklarını söylediği, baba – kız arasında önceden bir sorun olmadığına dair tutarlı, samimi, mağdur ifadeleriyle uyumlu beyanı; mağdurun halası olan tanık Ö. B’un mağduru babası tarafından istismar edildiğini kendisine de anlattığına dair beyanı; tanık N. A ve Ş. T. mağdurun babası tarafından istismar edildiğini kendilerine de anlattığına dair beyanları; sanığın polis ifadesine göre mağdurun intihar teşebbüsünden bir gün önce gönderdiği, babasını aynı hareketleri yinelemesi halinde polise gitmekle tehdit eden mesaj çıktıları ile sanığın sabit olan çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına, Tanık K.B mağdurun Instagram’dan sanık tutuklandıktan sonra kendisine “vicdan azabı çektiği, çalışıp babasına ceza evinde bakacağı, ziyarete gitmek istediği, bunları annesinin duymasını istemediği” mesajları gönderdiğini anlatmış ise de müşteki ve mağdurun bu tanığın beyanlarına itiraz etmeleri, mağdurun tanık sanığın parası olmadığını yazdığında kendisinin aslında “Ben mi göndereceğim ?” diye cevap yazdığı şeklindeki itirazı yanı sıra bu mesajların dosyaya sunulmamış olması, sunulmamış mesajların anlatıldığına göre isnadı yanlışlayacak nitelikte de bulunmaması karşısında Tanık K.B’ nun beyanları hükme esas alınmaksızın” karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, mağdurenin soruşturma aşaması ile yargılama aşamasındaki ilk beyanlarının birbiri ile uyumlu ve tutarlı olması, Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu raporu, tanık beyanları, mesaj çıktısı, savunma ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/1118 Esas, 2022/1245 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ile katılan
Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci

fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04 .2023 tarihinde karar verildi.