YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/19194
KARAR NO : 2023/726
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/589 E., 2020/1435 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07.02.2019 tarihli, 2017/86 Esas ve 2019/47 sayılı Kararı ile sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanunun 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62/1 inci maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 7 yıl 6 ay cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 09.07.2020 tarihli, 2019/589 Esas ve 2020/1435 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında olmadığından ve yerinde görülmediğinden aynı kanunun 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi;
1-ByLock’un hukuki delil olmadığına,
2-Aleyhe beyanların soyut nitelikte olduğuna,
3-Atfedilen eylemlerin suç unsuru teşkil etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına,
4-Savunma hakkının kısıtlandığına vesair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde bir çok kez kullandığı/bağlandığı, örgüt tarafından sadece kendine bağlı, örgüt hiyerarşisine dahil üyelerine kullandırılan kriptolu ByLock programını kullandığı, örgüte ait ev ve yurtta kaldığı, örgütün derecelendirmesine göre, örgüt içerisinde 2014 yılında “Özel Munzur koleji pansiyon müdürlüğü” görevi ve sorumluluğunun olduğu, örgütsel bağlantıyı arttırmak amacıyla yapılan sohbetlere katıldığı, ev abiliği yaptığı, bu evlerdeki öğrencilerin takibi ve ihtiyaçları konusunda görevli olduğu, toplantı organize ettiği, sohbet toplantılarında …’in kitaplarını okutup, videolarını izlettiği, BTM olduğu, il imamının toplantılarına katıldığı, BTM toplantıları için il dışı toplantılarına katıldığı, Zaman gazetesi ve dergi abonelikleriyle iştigal olduğu, örgüt mensuplarına BTM’lik teklif ettiği, örgüte ait ev ve yurtlarda kalan öğrencilerin ailelerine himmet parası teklifinde bulunduğu, örgüt tarafından sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katılmak, mahrem yapı içerisinde görevli örgüt mensubuna askeri personelin devri ya da bu örgüt mensubundan askeri personeli devralmak, örgütün askeri personeller ile ilgili istihbari bilgi toplama planları doğrultusunda görev yapmakta olduğu birliklerde bulunan şahıslar hakkında örgüte bilgi vermek, örgüte maddi kaynak sağlamak amacıyla himmet adı altında para yardımında bulunmak, örgüt içerisinde imam/abi olarak adlandırılan ve askeri personellerden sorumlu olan şahıslar ile yüz yüze buluşmaya çağırdıkları askeriye içerisindeki örgüt üyelerinin deşifre olmaması adına gizliliğe riayet ederek ankesörlü telefonlar aracılığıyla irtibat kurmak amacıyla arandığı, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinde örgüt üyeliği suçunun unsurları olan organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının gerçekleştiği anlaşılmakla silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği sabit görülmekle, sanığın güttüğü amaç ve saiki, ev abiliği, pansiyon müdürlüğü, BTM görevi ve sorumluluğunun olması, il dışı mahrem toplantılara katılması ve tanık beyan içerikleri, bu bağlamda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini suretiyle hüküm kurulmuş, sanığın işlemiş olduğu suç nedeniyle Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca cezasında yasal arttırım uygulanmasına, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumlu tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir, şeklindedir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün usül ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir, şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi için yeterli olduğu değerlendirilmekle, ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklanan kriterlere uygun ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığının ve ByLock tespit ve değerlendirme raporu temin edilmeden anılan uygulamayı kullandığının kabul edilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün Tunceli yapılanmasında, pansiyon müdürlüğü, ev imamlığı ve BTM olarak faaliyet yürüten bu cümleden olarak, öğrencilerin ihtiyaçları ve mahrem kurumlara hazırlanmasını sağlayan, il imamının toplantıları da dahil il içi ve il dışı örgütsel toplantılara katılan ve toplantı organize eden, örgütsel yayınlara abonelik etkinliğine katılan, himmet isteyen sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, düzeltme dışında hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (c) ve (d) bentlerinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 09.07.2020 tarihli, 2019/589 Esas ve 2020/1435 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.