Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28793 E. 2023/15966 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28793
KARAR NO : 2023/15966
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, fuhuş

Mağdur …’in, 29.04.2015 tarihli talimat duruşmasında sanıklar … ve …’dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mağdur …’in 29.04.2015 tarihli talimat duruşmasında sanıklar … ve … hakkında şikâyetçi olduğunu belirtmesine karşın Yerel Mahkemece davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören şikâyetçi … davaya katılan, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne, tebliğnameye aykırı olarak karar verilerek dosya görüşüldü:
Sanıklar … ve … hakkında fuhuş suçundan, sanık … hakkında reşit olmayan ile cinsel ilişki ve fuhuş suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile;
A. Sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, adı geçen Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
B. Sanık … hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
C. Sanık … hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 227 nci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
D. Sanık … hakkında;
1. Fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3,000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekili süre tutum dilekçesiyle tüm hükümleri temyiz etmiş ve temyizinde gerekçe bildirmemiştir.
B. Sanıklar … ve … müdafii süre tutum dilekçesiyle sanıklar hakkındaki hükümleri temyiz etmiş ve temyizinde gerekçe bildirmemiştir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, mağdurun sanık hakkında bir iddiasının olmadığına, tanıklar … ve …’nin kovuşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, mağdurun beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğine ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli ve somut delil olmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar … ve …’ın 03.05.2014 günü mağdur çocuk …’i evinden alarak … ve …’nin … mahallesinde bulunan evlerine götürdükleri, mağdur çocuğun rızası dahilinde bu evde 09.05.2014 tarihine kadar kaldığı ve sanıklar …, … ve …’ın bulduğu müşterilerle para karşılığı cinsel ilişkiye girdiği, yaklaşık bir haftalık süre zarfında diğer bazı şahıslar gibi sanıklar … ve …’ın da mağdur çocukla rızaen cinsel ilişkiye girdikleri iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanıklar …, … ve … hakkında mahkumiyet, sanık … hakkında düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur … vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyizi yönünden
Mağdur …’in, 29.04.2015 tarihli talimat duruşmasında sanıklar … ve …’dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki temyiz isteğinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … hakkında fuhuş, sanık … hakkında ise fuhuş ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümler hakkında
1. Katılan … vekili ile sanıklar … ve … müdafiinin gerekçeye dayanmayan temyiz istekleri yönünden
Tüm dosya kapsamı, yaşı küçük katılanın pedagog ve vekil huzurunda olayın hemen akabinde alınan ifadesi ve tanıklar … ve …’nin soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre sanıklar … ve …’ın suç tarihinde katılan …’i evinden alarak arkadaşlarına ait … mahallesindeki eve götürdükleri, burada katılan çocuğun rızası dahilinde sanıklar … ve …’ın bulmuş olduğu şahıslarla ilişkiye girdiği, zaman zamanda müşterilerle ilişkiye girmek için dışarı çıktığı, bunun karşılığında sanık …’ın para aldığı ve katılana uyuşturucu temin ettiği, yine sanık …’ın da para aldığı ayrıca sanık …’ın suç tarihi itibarıyla 15 yaşını ikmal etmiş katılan ile katılanın rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, katılan her ne kadar kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanıklar … ve …’ın kendisini gönderdiği müşterilerle ilişkiye girmediğini söylemiş ise de, soruşturma aşamasında pedagog ve vekil huzurunda alınan iddialarının tanık beyanları ile doğrulandığından, Tebliğname’de sanıklar hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerin bozulması yönündeki görüşe iştirak edilmemiş, Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’a yükletilen fuhuş, sanık …’a yükletilen fuhuş ve reşit olmayanla cinsel ilişki eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafiinin ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden
08.05.2014 günü ise katılan ve diğer sanıkların bulunduğu suça konu eve gelen sanık …’ın katılanı buradan alarak kendi babasına ait bağevine götürdüğü burada tanık …’nin sanık …’a verdiği 40,00 TL karşılığında katılan ile ilişkiye girdiği bu suretle sanık …’ın da katılan çocuğun fuhuş yapması için yer temin ettiği ve müşteri bulduğu anlaşılmakla, her ne kadar katılanın sanık ile ilgili fuhuşa aracılık iddiası olmasa da, tanıklar … ve … soruşturma aşamasındaki beyanları ile bu hususun doğrulandığı bu tanıkların kovuşturma aşamasında beyan değiştirmesinin ise sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğundan itibar edilmeyerek, Tebliğame’de hükmün bozulması yönündeki görüşe iştirak edilmemiş ve Yerel Mahkemenin mahkumiyet kararı vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’a yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Mağdur … vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyizi yönünden
Mağdur …’in, 29.04.2015 tarihli talimat duruşmasında sanıklar … ve …’dan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’unun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur … vekilinin temyiz isteğinin bu yönden 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar … ve … hakkında fuhuş, sanık … hakkında ise fuhuş ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.