Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3311 E. 2023/3660 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3311
KARAR NO : 2023/3660
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve mahkumiyet

A. SANIK … HAKKINDA KURULAN HÜKME YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELEMESİNDE;
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. SANIK … HAKKINDA KURULAN HÜKME YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELEMESİNDE;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, eksik inceleme ile karar verildiği, atılı suçun oluşmadığı, delillerin takdirinde hataya düşüldüğü ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini belirtilerek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Zeyrek Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından tanzim edilen 05.05.2014 günü zapta göre, Ziyaret Tepe mevkiinde görevlendirilen geçici köy korucusu olarak görev yapan …, …, …, … ve …’in … köyü yol ayrımına yakın bir arazide sesler duymaları üzerine sesin geldiği bölgeye doğru gittiklerinde, kalabalık grubun ağaçlık bölgede bulunduğunu gördükleri ve jandarma komutanlığını arayarak bilgi verdikleri, sonrasında bu gruptaki şahısların kendilerini köy korucularının darpettikleri iddiası ile aynı gece karakola müracaat etmeleri üzerine, ifadeleri tespit edilerek soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır.
2. … karakol komutanı olarak görev yapan tanık M.D., mahkemede alınan ifadesinde, olay tarihinde il jandarma Komutanlığı tarafından 15 kişilik bir terörist grubun, … köyü civarında olduğunun bildirilmesi üzerine, köy korucularını arayarak, o bölgeye gitmelerini istediğini, korucular bölgeye gittiklerinde, yaklaşık 10-15 gençten oluşan bir grubun kendilerine sözlü olarak sataştıklarını, aralarında tartışma çıktığını, ancak herhangi bir darp olayının olmadığını bildirdiklerini, karakola da bilgi vermek için geldikten sonra kendi talimatı ile görev yerlerine döndüklerini, onlar gittikten 30-40 dakika sonra da, bir grup gencin karakola gelip korucuların kendilerini darpettiklerini bildirerek şikayette bulunduklarını, nöbetçi savcıya bilgi vererek işlem başlattıklarını belirtmiştir.
3. Köy korucusu … beyanında, terör örgütünce gerçekleştirilen adam kaçırma ve yol kesme olaylarının artması nedeniyle emniyet almakla görevlendirildikleri, … köyünün girişinde bulunan Karikafa bölgesinde otobüs durağının yanında kalabalık bir grup gördüklerini, ne yaptıklarını sorduklarında karşı tarafın ‘Bizi tanımadınız mı?’ diye cevap verdiğini, ışığa gelin yüzünüzü görelim dediklerinde ise, kendilerine karşı ‘Siz korucular T.C.’nin köpeğisiniz zaten yürüyen gidin buradan’ şeklinde cevap verdiklerini, sonra yukarıdan başka şahısların da indiğini, …’in ‘Siz kimsiniz de bizi buradan kovuyorsunuz T.C.’nin köpeklerisiniz’ deyip küfrettiğini, grubun kendilerine saldırdıklarını beyan etmiştir.

4. …, … ve diğer 8 kişi, 06.05.2014 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdıkları dilekçede, köy korucularının bulundukları yere doğru geldiklerini, park ettikleri aracın yanında durduklarını, kendilerinin de tepeden aşağı indiklerini, onları sıraya dizip, silahlarının kurma kollarını çektikten sonra, silahlarını doğrultup, onlara ellerinizi kaldırın, biz gerillayız diyerek küfürler ettiklerini, … ve …’e karşı siz askere niye gittiniz şerefsizler, sizin yeriniz dağdır dediklerini, kendilerini yere yatırıp sopayla ve kemerle vurduklarını, geldikleri arabanın korucu olduğu arabası olduğunu bildiklerinden ve yüzleri de açık olduğu için onları tanıdıklarını, ancak üstlerinde gri renkli şalvar, yelek ve puşi olduğunu bildirerek şikayetçi olmuşlardır. … Cumhuriyet savcılığında sanık olarak alınan beyanında, bu iddialarını tekrarlamıştır. Doktor raporuna göre kendisinin de basit tıbbi müdehaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı görülmüştür.
5. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, koruculara karşı, “kendilerini gerilla olarak tanıttıkları ve gerilla kıyafetleri giyip kendilerini tehdit ederek suç işemeye teşvik ettikleri” iddiasında bulunduğu belirtilen sanık … hakkında, ” karakol kamera kayıtlarında, korucuların kıyafetlerinin gerilla kıyafeti olmadığının görüldüğü ve kaldı ki sanıkların köy korucularını önceden tanıdıkları” belirtilerek, mesnetsiz suç isnadında bulunulduğundan bahisle iftira suçundan dava açılmış ve mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret veya iftira suçunu oluşturur. Somut olayda; Korucular tarafından darp edilen sanığın, şikayet dilekçesi ve Cumhuriyet savcılığındaki beyanlarında korucuların gerilla kıyafeti giydikleri şeklindeki beyanlarının 5237 sayılı Kanun’un 128 inci maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.