Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1037 E. 2023/2855 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1037
KARAR NO : 2023/2855
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2013/32913 Esas, 2016/4859 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KD- 2022/163783 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ve süre aranmayan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.12.2013 tarihli ve 2012/219565 sayılı tebliğnamenin, sanık …’ye Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ve kararın kaldırılarak tebliğname tebliğ edildikten sonra karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.10.2007 tarihli ve 2007/10-226 Esas, 2007/215 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerinde sonuç doğurabilecek görüş içermesi hallerinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamenin, sanık veya müdafii ile katılan veya vekiline tebliğ olunması gerektiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/219565 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanmasının talep edildiği ve tebliğnamenin sanığın Zümrütova Mah. Sinanoğlu Cad. No:67/18 Muratpaşa/Antalya adresine 02.08.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ancak sanığın tebligat tarihi itibarıyla Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunması nedeniyle bu tebliğin usulsüz olduğu , tebliğname tebliğ edilmeksizin karar verilmesi nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2013/32913 Esas, 2016/4859 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. 16.03.2023 tarihinde tebliğnamenin usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edildiği anlaşılmakla; dosya yeniden ele alınıp incelenerek gereği görüşüldü:
4. Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince verilen 16.05.2016 tarihli onama kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne ilişkin 11.04.2023 tarihi arasında zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.