Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/7575 E. 2006/10470 K. 11.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7575
KARAR NO : 2006/10470
KARAR TARİHİ : 11.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü 3142 parselin öncesi itibarıyla orman olduğunu ve halen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulama sahasında kaldığını belirterek davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile (B) işaretli 19 m2 bölüme ilişkin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 05.07.1991 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 1951 yılında 5653 sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma çalışması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 28.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir.
1) Davalının temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın (B) bölümünün öncesinde 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman sınırları içindeyken, 1991 yılında Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılarak bu işlemin kesinleştiği belirlenerek, bu bölümün belgesizden davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile, Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Hazinenin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Hazinenin açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesine rağmen Hazine vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, 14.10.2005 tarihli hüküm fıkrasının 4. bendinden sonra gelmek üzere “davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 1.100.00.- YTL. vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” sözleri yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 11.07.2006 günü oybirliği ile karar verildi.