Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/11955 E. 2007/11111 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11955
KARAR NO : 2007/11111
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 109 ada 34, 32 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 7.000 m2, 24.000 m2 ve 22750 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 34 parsel ham … niteliği ile 31 ve 32 parseller kıraç tarla niteliğinde tapu kayıtları ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar satınalma yoluyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. …, zilyetliğe dayanarak davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, davacı … …’ın 109 ada 31 ve 32 parsellere yönelik açtığı davanın yine … ve … …ın 109 ada 31 parsele yönelik davalarının feragat nedeniyle reddine, davacılar … ve … …ın 109 ada 32 ve 34 parseller yönünden davalarının kabulü ile taşınmazlar tesbit tarihinden sonra DSİ tarafından kamulaştırılıp adına tescil edildiğinden ve 4721 Sayılı Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca zilyetlik koşulları davacılar yararına kesinleştiğinden eşit hisselerle maliki bulunduğunun tesbitine, yine müdahil davacı …’un davasının kısmen kabulü ile … bilirkişi raporunda B=22622.84 m2’lik bölümün DSİ tarafından kamulaştırıldığından Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi bağlamında zilyetlik koşulları yararına gerçekleştiğinden bu kısmın müdahil davacının maliki bulunduğunun tesbitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece 109 ada 31 parselin (B) işaretli 22.622.84 m2’lik bölümünün ve 32 ve 34 numaralı parsellerin tamamının davacılar ve müdahil davacı adlarına mülkiyetinin tesbitine biçiminde karar verilmişse de çekişmeli 31 ve 32 numralı parsellere kaçak kişilerden intikal etmesi nedeniyle Hazine adına tescil edilen Temmuz 1958 tarih 27 ve 28 numaralı tapular revizyon gösterilek Hazine adına ve 34 parsel ise belgesizden ham … niteliğiyle Hazine adına tesbit edildiği, getirtilen tapu kayıtlarının batı ve kuzey sınırının … olarak o yöndeki … Çayını gösterdiği ve kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalması nedeniyle tapularının oluşturulduğu, yerel bilirkişi beyanına göre taşınmazların 20-25 yıldan beri kullanılmayan yerler olduğu, … sınırının 46 numaralı orman parseline, batı sınırının … Çayı yatağının … alanına dayandığı, davacıların tutunduğu Eylül 1967 tarih 75 numara ile 76 79 numaralı ve Şubat 1961 tarih 2 numaralı tapu kayıtlarının meşelik ve … sınırları ile değişik sınırlı olup, miktarları toplamından çok fazla olarak 109 ada 33 parsele revizyon gördüğü, dayanılan tapu kayıtlarının bu haliyle çekişmeli taşınmazlara ait olduğunun söylenemeyeceği,

bilirkişi raporlarına göre % 5-15 eğimli olup, orman ve … Çayı Vadisi boyunca ince şerit halinde uzanan taşınmazların zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, esasen 20-25 yıldan beri kullanılmayan taşınmazlar yönünden davacılar yararına zilyetlekle kazanım koşullarının oluştuğunun kabul edilemeyeceği, iade kararı sonucu alınan ek raporda davacılar adına tescile karar verilen (C) ve (D) işaretli 32 numaralı parselin (B) işaretli bölümlerinin eski tarihli memleket haritasından 46 numaralı orman parselinin devamı niteliğinde yeşil alanda gösterildiği ve orman olduğu 32 numaralı parselin, diğer bölümü üzerinde 46 numaralı orman parseli üzerinde bulunan aynı nitelikli yapraklı meşe ağaçları rumuzunun bulunduğunun görüldüğü, bu haliyle taşınmazların yapılan tesbitlerinin doğru olduğu anlaşılmakla, davacı … ve … …ın 109 a6a 32 ve 34 numaralı parsellerde, yine müdahil davacı …’un 31 numaralı parselin (B) bölümü hakkındaki davasının da reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.