Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14151 E. 2023/3463 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14151
KARAR NO : 2023/3463
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/439 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/439 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/33259 Esas, 2017/28050 Karar sayılı kararı ile “Katılanı arayan sanığın kendisini polis olarak tanıtmak suretiyle katılandan menfaat sağladığı ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesine eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi, uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi için dosyayı uzlaşma bürosuna göndermiş ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamaması üzerine Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2018/114 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; önceki uygulamada sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmedildiği ve bu kararın aleyhe temyiz edilmediği, dolayısıyla sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın ortaya çıktığı, buna rağmen sanık hakkında nihai kararla hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanların kullanmakta olduğu telefonun 21.04.2015 tarihinde aranarak “internetten kimlik bilgilerinize ulaşmışlar, Tarsus ilçesi Ergenekon mahallesinde bir kuyumcu soyuldu, altınlar sizin evde, polis arkadaşlar sizin eve gelecekler evde ne var ne yok söyleyin polis arkadaşlar eve gelince fazladan bir şey çıkmasın, altın ve başka ne var ne yok hepsini söyleyin, internette sizin kimlik bilgilerinize ulaşan sizi hırsızlık suçunun parçası haline getirenleri bulmak üzereyiz” diye söylendiği, katılanların olaydan şüphelenip telefonu kapattığı, daha sonra 22.04.2015 tarihinde katılanların yine telefondan arandıkları, katılan …’den yine internetten kimlik bilgilerinin alınarak bir suçta kullanılması, bu suçtan kurtulmak için para göndermesinin istendiği, katılanların paraların PTT şubesi hesabına yatırılması talebini PTT şubesinin kapandığını belirterek reddettikleri, bunun üzerine şüphelilerce paranın elden tahsil edilmesi kararının verildiği, katılanları arayan şahısların daha önceden aralarında iş bölümü ve iş birliği yaptıkları sanık … ve temyiz dışı sanık … ile irtibata geçtiği, sanık …’in kiraladığı araçla sanıklar … ve İsmet’in Tarsus ilçesi … Mahallesine doğru harekete geçtikleri, sanıkları yönlendiren şahsın telefonda katılanlarla irtibat halinde olduğu, para ve altınları hazırlamalarını arkadaşlarının gelip elden alacaklarını söylediği, sanık …’in sanıkları yönlendiren şahıs ile telefonla irtibat halinde olduğu, sanıklar İsmet ve …’in katılanlarla buluşmak, para ve altınları almak üzere Gülek Mahallesine geldikleri, sanıkları yönlendiren şahsın belirttiği yerlerde araçla gezindikleri, katılanların önceden kolluk görevlilerine haber vermesi nedeniyle sanıklar İsmet ve …’in katılanlarla buluşamadan yakalandıkları, sanık …’in eylem ve fikir birliği ile hareket ederek dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında kaçamaklı ikrarda bulunmuştur.
3. Katılanlar aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmuşlardır.
4. Mahkemece, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Bozma öncesi sanık hakkında verilen hükmün sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği, Cumhuriyet savcısının “dolandırıcılık suçunun hapis cezası ile birlikte adli para cezasını gerektirmesine rağmen sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmedilip adli para cezasına hükmedilmemesi ” gerekçesiyle sanık aleyhine hükmü temyiz ettiği, sanık hakkında kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2018/114 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.