Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11648 E. 2023/3327 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11648
KARAR NO : 2023/3327
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden gerekçeli kararın doğrudan sanık …’ye tebliği usulsüz olup, sanık müdafiinin öğrenme üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,10.03.2014 tarihli, 2013/559 Esas ve 2014/161 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2014 tarihli, 2013/559 Esas ve 2014/161 Karar sayılı kararının sanık …, sanık …, sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.06.2017 tarihli ve 2017/13017 Esas, 2017/14448 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli, 2017/347 Esas, 2018/108 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli, 2017/347 Esas, 2018/108 Karar sayılı kararının sanık …, sanık …, sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2018/6818 Esas, 2020/5606 Karar sayılı kararı ile “Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’ un 308/7 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde , mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli, 2020/545 Esas, 2021/1011 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafinin temyiz isteği; sanığın teşhis edilmediğine, aleyhe beyan bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık …’nın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
3. Sanık …’nun temyiz isteği, katılanı tanımadığına, aralarında herhangi bir alışveriş olmadığına, ayrıca …’yı da tanımadığını, … plakalı aracın kendisinin olduğuna, … adına kayıt ettirdiğine, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın Van ilinde lokanta işlettiği daha önceden tanıdığı sanık …’nın kendisine Hatay ilinde ortakları bulunduğuna ellerinde Suriye’den gelme ucuz fiyata büyükbaş hayvan olduğunu söylemesi üzerine hayvan alımı için Hatay’a geldiği, sanık …’yı aradığında rahatsız olduğunu ve 2 gün sonra geleceğini, ancak katılana canlı hayvan verecek olan kişilerin kendisi ile görüşeceklerini söylemesi üzerine sanıklar … ve …’nun katılan ile buluştukları, ancak sanıkların kendilerini … ve … ismi ile tanıttıkları, katılanı … plakalı araçla bir çiftliğe götürdükleri, katılanın 90.000,00 TL karşılığında büyükbaş hayvan almayı kabul ettiği, kaparo ve nakliye giderleri için katılandan 15.000,00 TL para alan sanıkların olay yerinden ayrıldıkları, anlaşma gereği kalan kısmın hayvan teslimi sırasında verileceği, ancak katılanın daha sonra sanıklara ulaşamadığı, sanıkların iştirak iradesi ile katılanı dolandırarak 15.000,00 TL haksız kazanç elde ettikleri ve katılanın zararını gidermedikleri anlaşılmaktadır.
2. 08.12.2017 tarihli uzlaştırma raporunda uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmiştir.
3. Mahkemece sanıklar her ne kadar suçlamaları kabul etmemiş ise de; sanıkların teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek talimat aracılığı ile katılana gösterildiğinde katılanın hazırlık aşamasında olduğu gibi sanıkları kesin ve net bir şekilde teşhis etmiş olması, yine … plaka sayılı aracın sanık … adına kayıtlı olduğu halde, sanık …’in bu aracın gerçekte diğer sanık …’na ait olduğunu beyan etmesi nazara alındığında, sanıkların araba alım satımı hususunda dahi birlikte hareket ettiklerinin anlaşılması, sanıklar … ve …’nin katılanı ve sanık …’yi tanımadıklarını ve daha önce görmediklerini beyan etmelerine karşın katılanın her iki sanığı da kesin ve net bir şekilde teşhis etmiş olması, katılanın sanıklara iftira etmesini gerektirecek bir husumetin bulunmaması da nazara alınarak sanıkların suçtan kurtulmaya matuf savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanıkların savunması, katılanın beyanı, 25.12.2013 tarihli talimat duruşmasında katılanın sanıkları kesin ve net bir şekilde teşhis etmesi ile dosyadaki tüm deliller değerlendirildiğinde atılı suçun sanıklar tarafından işlenmediğine dair temyiz sebepleri yerinde olmadığından mahkeme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …, sanık …, sanık … müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/545 Esas, 2021/1011 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Hükümlerin sanıklar lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında diğer yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli, 2020/545 Esas, 2021/1011 Karar sayılı kararına yönelik sanık …, sanık …, sanık … müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 106/3. maddesi gereğince infazına” ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin paragrafın tümüyle çıkartılarak yerine “Bozma öncesi yapılan 3 adet davetiye ücreti 24,00 TL ile 2 adet posta ücreti 5.10 TL’den ibaret toplam: 29.10 TL ve 100,00 TL uzlaştırmacı ücreti olan yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilerek ve 30’ar TL fotoğraf bilirkişi ücretlerinin sanıklar … ve …’den ayrı ayrı tahsil edilmesine, bozma sonrasında yapılan yargılama giderinin bozma kararları sanık lehine olduğundan Hazine üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.