YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10852
KARAR NO : 2006/14307
KARAR TARİHİ : 06.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine, Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve Semahat …, Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri 21.04.1992 tarihli dava dilekçesi ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendilerine Pembe … ve … … …’dan kalan ve sınırları gösterilen 6 parça taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adlarına tescilini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında, taşınmazların bulunduğu … Beldesinde yargılama sırasında genel arazi kadastrosu yapılmış ve dava konusu 171 ada 6 parsel sayılı 607.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak avlulu 2 kagir ev ve ahır niteliği ile, 101 ada 469 parsel sayılı 17000 m2 yüzölçümündeki, 129 ada 56 parsel sayılı 9100 m2 yüzölçümündeki,127 ada 2 parsel sayılı 3000 m2 yüzölçümündeki ve 147 ada 14 parsel sayılı 9083.45 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliği ile; 140 ada 4 parsel sayılı 48600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 628, 630, 631 ve 632 nolu vergi kayıtlarına dayanılarak, 140 ada 41 parsel sayılı 10300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 627 nolu vergi kaydına dayanılarak tarla niteliği ile Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan … haneleri boş bırakılarak sınırlandırılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı ile dosyayı Kadastro Mahkemesine göndermiş olup, mahkemece yargılama sırasında davacı ve davalı gerçek kişiler arasında yapılan sulh sözleşmesi esas alınarak 171 ada 6 nolu parselin … … …,140 ada 4, 41 ve 127 ada 2 nolu nolu parsellerin … (…) Tunç, 147 ada 14 ve 101 ada 469 nolu parsellerin … … …, 129 ada 56 nolu parselin Semahat … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine, Orman Yönetimi ve Karayoları Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 01.05.1991 tarihinde ilan edilen ve dava açılmadan kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: dava, tescil davası niteliğinde olup, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine devredilmiştir ve tüm taşınmazların … haneleri boştur. Bu durumda, Kadastro Mahkemesince 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesine göre işlem yapılarak taşınmazların gerçek hak sahiplerinin (maliklerinin) belirlenmesi ve buna göre tescil hükmü oluşturması gerekir. Oysa; mahkemece, taşınmazların orman sayılan yerlerden; devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerde olup olmadığı ve davacılar ve davalı gerçek kişiler lehine zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, vergi kaydına dayanak tespit görmüş olan taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı hususlarında araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle yörede 1991 yılında yapıldığı bildirilen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin bir sureti getirtilerek 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların tüm delilleri toplanmalı ve mahkemece bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memuru ve bir ziraat mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve çekişmeli taşınmazların orman sınırları içinde orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalıdır. Ayrıca, vergi kayıtlarına dayanarak tespit gören 140 ada 4 ve 140 ada 41 nolu parseller açısından dayanak vergi kayıtları mahalli bilirkişilerin … ile mahalline uygulanmalı ve bu kayıtların ve çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalardan Hazine, Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğüne iadesine 06/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.