YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11440
KARAR NO : 2006/14271
KARAR TARİHİ : 06.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 521 ada 11 parsel sayılı 36779.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 284 nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Türkben ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (11-A) ile gösterilen 16991.17 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (11-B) ile gösterilen 17788.16 m2’lik bölümünün tesbit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dayanak vergi kaydı dava dışı 521 ada 5, 7 ve 10 nolu parsellere de uygulanmış olup eğer bu parseller itirazlı ise birbiri ile irtibatlı olan bu dosyalar birleştirilmediği gibi keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporu yeterli olmadığından bu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle öncelikle, dava konusu taşınmazla birlikte 5, 7 ve 10 parsellere de revizyon gördüğü anlaşılan 1937 tarih 284 numaralı vergi kaydı ile 521 ada 5, 7 ve 10 nolu parsellere ilişkin tespit tutanakları getirtilerek söz konusu parsellerden halen davalı olanlar var ise biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği düşünülüp, H.Y.U.Y.nın 45. maddesi gereğince tüm parsellere ilişkin dosyaların birleştirilerek birlikte görülmesi gerektiğinin gözardı edildiği gibi dayanılan vergi kaydının bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmamış ve kapsamının belirlenmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ayrıca dosyada mevcut memleket haritası ve amenejman planı incelendiğinde çekişmeli taşınmazın konumunun bitişiğinde ve yakınında bulunan orman parselleri ile ayni olduğu anlaşılmaktadır. Orman bilirkişiler çekişmeli taşınmazın memleket haritasında yeşil alan içinde kaldığını ancak … fotoğraflarında orman yapısında olmadığını bu nedenle orman sayılmayın yerlerden olduğunu bildirmişler; taşınmazın durumunu komşu 25 nolu orman parseli ile kıyaslamamışlar, aradaki farkları ve benzerlikleri tespit etmemişlerdir. Çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve amenejman planındaki konumlarının birbiri ile kıyaslanması bu taşınmazı orman parselinden ayıran unsurların belirlenmesi ve çekişmeli taşınmazın dayanağı olan vergi kaydının getirtilerek mahallinde uygulanması da gerekmektedir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen
ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları Yasada gösterilmiştir.
O halde, mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu yere ait 1971 tarihli memleket haritasından daha eski tarihli memleket haritası ve bu haritanın dayanağı olan … fotoğraflarının bulunup bulunmadığı araştırılarak önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi, bir harita mühendisi veya bir … elemanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, çekişmeli taşınmaz ile birlikte komşu parsellere de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, çevresi, eğimi, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, ağaç cinsi ve sayısı, kapalılık oranı, hakim bitki örtüsü detaylı şekilde incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların (özellikle komşu veya yakınındaki orman parselinin) memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddütte yer vermeyecek biçimde saptanmalı dayanak vergi kaydı mahalli bilirkişi eliyle mahalline uygulanmalı sabit sınırlı olup olmadığı tespit edilmeli, vergi kaydının kapsamı (revizyon gördüğü dava dışı 521 ada 5,7 ve 10 nolu parsellerde dikkate alınarak) 3402 Sayılı Yasanın 20 maddesi gereğince tespit edilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.