Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/6715 E. 2023/3900 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6715
KARAR NO : 2023/3900
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2006 tarihli ve 2005/633 Esas, 2006/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2006 tarihli ve 2005/633 Esas, 2006/639 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.02.2012 tarihli ve 2010/6288 Esas, 2012/1688 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3. Sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesini talep etmesi üzerine, 26.03.2014 tarihinde talebin kabule değer olduğuna karar verildikten sonra, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2005/633 Esas, 2006/639 Karar sayılı ek kararı ile önceki hükmün iptaline, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
4. Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2005/633 Esas, 2006/639 Karar sayılı ek kararının katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.01.2019 tarihli ve 2018/6434 Esas, 2019/324 Karar sayılı kararı ile “…sanığın, …’ın bilgi ve rızası dışında düzenlediği suç konusu bonoyu icra takibine konu ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davası üzerine verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, suç konusu bonodaki imzanın …’a ait olduğuna ilişkin hükümlü müdafiinin bilirkişi raporu alarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine yeniden yapılan yargılamada; yargılamanın yenilenmesi öncesinde alınan İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01.07.2005 tarihli ekspertiz raporunda, bonodaki imzaların katılan …’ın elinden çıkmadığının belirtilmesine rağmen, yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edildikten sonra aynı kurumdan alınan 02.07.2014 tarihli ekspertiz raporunda, borçlu imzalarının …’a ait olduğunun belirtildiği; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 06.11.2014 tarihli raporunda ise, imzaların …’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında; raporlar arasında farklılık bulunması nedeniyle, …’ın, bononun düzenleme tarihine yakın tarihlerde resmi kurumlara verdiği ve imzasının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek, çelişkiyi giderecek şekilde yeniden üniversitede görevli uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğine göre Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş İhtisas Dairesinden rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan…” bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2019/27 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi; yargılama sürecinde delillerin usulüne uygun olarak toplanmadığına, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosyada birbiriyle çelişkili ve zıt raporların bulunduğuna, çelişkiler giderilmeden ve açıklığa kavuşturulmadan hüküm tesis edildiğine ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz istemi, suça konu bono üzerindeki imzaların kime ait olduğu hususunda çelişki bulunduğu, çelişkinin giderilmesi için talepte bulunmalarına karşın, bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; “Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” ve aynı maddesinin beşinci fıkrasında ise; “(Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” hükümleri yer almaktadır.
2. 5237 sayılı Kanun’un dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları; “(2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, yargılamanın yenilenmesini talebinin kabul edildiği 26.03.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi uyarınca zamanaşımını durduran veya kesen herhangi bir neden bulunmadığı dikkate alındığında, 26.03.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2019/27 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.