Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/11956 E. 2007/14408 K. 14.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11956
KARAR NO : 2007/14408
KARAR TARİHİ : 14.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 113 ada 293, 304, 112 ada 45, 43 ve 34 parsel sayılı sırasıyla 1310 m2, 2202 m2, 1796 m2, 3827 m2 ve 824 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı taşınmazların muris … …’tan kaldığı ve paylaşılmadığı iddiasıyla, Orman Yönetimi ise 112 ada 34 parselin orman olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece Yönetimin davasının kabulüne, davacının davasının reddine ve dava konusu 112 ada 34 parselin orman niteliği ile Hazine adına, 112 ada 43, 45, 113 ada 293 ve 304 parsellerin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1- Davacının 112 ada 34 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; eski tarihli resmi belgelerin uzman orman bilirkişi tarafından yöntemince uygulanması sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının 112 ada 34 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden hükmün onanması gerekmiştir.
2- 112 ada 43 ve 45, 113 ada 293 ve 304 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parseller yönünden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazların ortak muris … …’tan kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, … …’ın terekesinin murisin ölümünden önce veya sonra mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı konsundadır. Davacı taksim yapılmadığını, davalılar taşınmazların murisin erkek çocukları arasında paylaşıldığını iddia etmektedirler. Bir kısım tanıklar taksimden haberdar olmadıklarını, yapılsa köy yerinde duyulacağını bildirmişlerdir. Davalılar 1973 yılında yapılan taksime ilişkin 10.04.2004 tarihli senet ibraz etmişlerdir. Davacının senette imzası yoktur. …’in tüm mirasçıları da bu senede iştirak etmemişler, senet tanıklarından … …, senedi doğrulamıştır. Murisin ölüm tarihi 16.06.1990’dır.
Paylaşıma dayanan taraf, paylaşımın varlığını, tarihini bütün mirasçıların paylaşımına katıldığını, hangi mirasçıya ne verildiğini ve Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 Sayılı Yasanın 15. maddesi gereğince harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık sözleri ile kanıtlanabilir.
O halde; mahkemece, taraflardan bu konudaki delilleri sorulmalı, gerekirse ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli, 1973’de bir taksim yapılmışsa 2004 yılında neden bir kısım mirasçıların katılımı ile senet yapıldığı, katılmayanların nasıl razı edildiği, davalı dışındaki diğer erkek kardeşler aleyhine açılan ve halen derdest olduğu bildirilen Kadastro Mahkemesinin 2005/16 esas numaralı dosyasının da aynı nedenle 11.07.2007 gün 2007/8727-10248 sayılı kararla bozulduğu gözönünde bulundurularak gerekirse birlikte inceleme yapılmalı ve böylece toplanacak delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacının 112 ada 34 parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin hükmün ONANMASINA,
2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; 112 ada 43 ve 45, 113 ada 293 ve 304 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA 14/11/2007 günü oybirliği ile karar verildi.