YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10257
KARAR NO : 2007/11911
KARAR TARİHİ : 08.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve müdahil davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … mevkiinde bulunan taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, Durdu Kargı ve arkadaşları da davacılarla müşterek … oldukları iddiasıyla müdahil olmuşlardır. Mahkemece, davacılar ve müdahil davacıların davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, … bilirkişi krokisinde gösterilen C= 5200 m2, D= 26400 m2, E= 28600 m2, G= 7600 m2, A= 5100 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, B= 2600 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 175 parsel içinde yine B= 1500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 452 parsel içinde kaldığından bu taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 28.08.1959 tarihinde yapılmış ve sonuçları 09.05.1960 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın çalılık yerlerden olması nedeniyle tesbit harici bırakıldığı, taşınmaza bitişik yada yakın komşu parsellerin yapılan keşifleri sırasında davaya konu yerlerin çalılık ve taşlık olarak gösterildiği, komşu taşınmazların keşif tarihlerinden bu davanın açıldığı tarihe kadar dahi zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluşmadığı, esasen dava konusu taşınmazın belirlenen niteliğine göre kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilebilecek yerlerden de olmadığı belirlenerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 08/10/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.